“Gel Dedem, Gel İki Gözüm” – Ünal Çağıner’in Torunundan Hatıralar
Автор: Ünal Çağıner Belgeseli
Загружено: 2026-01-09
Просмотров: 106
Описание:
Bu röportajda Arhan Kavuklu, dedesi Ünal Çağıner’i bir iş insanı ya da lider kimliğinden önce, hayatın her anında düşünen, gözlemleyen ve üreten bir dede olarak anlatıyor. Çocukluğundan kalan en güçlü hatıralar, Acapulco’da geçen sade ama derin anlardan oluşuyor. “Gel dedem, gel iki gözüm” sözleriyle yanına çağırdığı torununu, bazen bir çalışanla görüşmeye bağlayan, bazen de sadece çevreyi izleyip düşünen bir zihin hâliyle hatırlıyor.
Arhan Kavuklu’ya göre Ünal Çağıner’in zihni hiç durmazdı. Denizin kenarında yürürken insanların nereden geldiğini gözlemleyerek turizmin gidişatını yorumlar, gazete haberlerinden ülkenin geleceğine dair çıkarımlar yapardı. Eviyle işi arasında bir ayrım yoktu; hayatının tamamı üretmek, düşünmek ve planlamakla geçerdi.
Aile içinde ise en çok üzerinde durduğu konu birlik ve bütünlüktü. Kardeşlerin, kuzenlerin ve aile bireylerinin birbirine destek olmasını ister; ayrılıklardan, kırgınlıklardan özellikle kaçınılmasını öğütlerdi. Arhan Kavuklu, dedesiyle konuşmanın kolay ama onu tamamen anlamanın zor olduğunu söylüyor: Çünkü aklından geçen binlerce düşüncenin yalnızca küçük bir kısmını dile getirirdi.
Röportajda Ünal Çağıner’in vizyonerliği de torun gözüyle net biçimde ortaya çıkıyor. Acapulco henüz ortada yokken, dümdüz bir arazide eşine “Buraya bir otel yapacağım” demesi; büyük kararları almadan önce çevresindeki insanlardan fikir alması, uzun uzun analiz etmesi ve sonunda en doğru kararı vermesi onun düşünce biçimini yansıtıyor.
Arhan Kavuklu’nun hayatındaki en çarpıcı örneklerden biri ise kendi girişimcilik hikâyesi. Henüz çocuk yaşta yazılıma ilgi duyan Arhan, pandemi döneminde üreticilerin ürünlerini satamaması üzerine bir çevrim içi satış fikri geliştiriyor. Ailede bu fikre mesafeli yaklaşanlar olurken Ünal Çağıner torununun vizyonuna tereddütsüz güveniyor ve onu cesaretlendiriyor. Bu destek, Arhan Kavuklu için dedesinin ne kadar ileriyi gören bir vizyoner olduğunun en somut kanıtı oluyor.
Ünal Çağıner, yalnızca kendi girişimlerine değil, başkalarının fikirlerine de içtenlikle sevinirdi. Otelde çalışan birinin kendi işini kurmak için ayrılmasını bir kayıp değil, ülke adına bir kazanç olarak görürdü. Gençlerin üretmesini, risk almasını ve kendi ayakları üzerinde durmasını her zaman desteklerdi.
Röportaj, Arhan Kavuklu’nun şu cümlesiyle anlamını buluyor:
“Dedemden tek kelimeyle ne öğrendiğimi söylesem, bu azim olurdu.”
Bu anlatı, Ünal Çağıner’in değerlerinin yalnızca bir kuşağa değil, nesilden nesile aktarılan bir bakış açısına dönüştüğünü gösteren samimi bir tanıklık sunuyor.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: