BURAYI ÇOK AZ KİŞİ BİLİYOR!!! DETAYLAR AÇIKLAMADA!!!
Автор: Senem Güler
Загружено: 2025-10-26
Просмотров: 1401
Описание:
Erzincan Kemaliye Dilli Deresi Dil Anıtı Oğuz Türkleri Büğdüz Boyundan Kıyık’ın Av Yakarışı
Erzincan’ın Kemaliye İlçesi Dilli Vadisi’nde bulunan ve ilk bilimsel incelemesi 2006
yılında Doç. Dr. Cengiz Alyılmaz, Dr. Osman Mert ve Dr. Abdullah Er tarafından yapılan kaya resimleri bilim dünyasına ve genel kamuoyuna ilk olarak Dr. Osman Mert tarafından 2007 yılında, Erzurum Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi’nin 34. sayısında ve daha sonra da Bilim ve Ütopya dergisinin Ocak 2008 sayısında, “Kemaliye’de Eski Türk İzleri: Dilli Vadisi’ndeki Petroglif ve Damgalar” başlıklı bir makale ile tanıtılmış bulunmaktadır. Dilli Deresi dil anıtının kamuoyuna ikinci tanıtımı, ne yazık ki 6 Ağustos 2013 tarihinde aramızdan ayrılmış bulunan, araştırmacı Servet Somuncuoğlu tarafından 2008 yılında, kendisinin, Sibirya’dan Anadolu’ya kaya resimlerinin karşılaştırmalı bir incelemesini konu edinen, Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler adlı seçkin inceleme-albüm kitabında yapılmış bulunmaktadır. Tanıtımında, “Dilli Vadisi’ndeki kaya üzerinde bulunan yazının henüz çözümlenememiş ve okunamamış olduğunu” belirten Somuncuoğlu aynı zamanda, Dilli oyma yazıtını ilk ayırt eden ve kamuoyuna duyuran kişi olmuştur. Bizim, Somuncuoğlu’nun sözünü ettiği Dilli oyma yazıtı için okuma önerimizi içeren, Dilli anıtıyla ilgili üçüncü yayım ise, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı (TDAV) Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi’nin Kasım 2011 (299.) sayısında tarafımızdan yapılmış bulunmaktadır. Dilli Deresi dil anıtıyla ilgili çalışmamıza bu kitapta da yer verme gereğini duymuş olmamızın nedeni, anıtın üzerinde, Esatlı’daki, “ES17 Oğuz Türkleri Büğdüz Boyundan Apa İçin Yakarış” yazıtına1 eşlik eden aynı özgün Büğdüz damgası değişkesinin yer alıyor olmasıdır.
Bizim, Kemaliye’den, yöreyi iyi bilen ve yerel değerlerin korunması için çaba gösteren
Şevket Gültekin’in özverili kılavuzluğuyla, 19 Temmuz 2011’de yerinde inceleme ve fotoğraflama şansına sahip olduğumuz Dilli Deresi dil anıtı, aşağıda okuyucunun da tanık olacağı gibi, taşıdığı seçkin özellikleriyle, Anadolu’nun her köşesine Türklük damgasını vuran Eski Türk belgeleri arasında çok özel ve özgün bir yere sahiptir. Dilli Deresi dil anıtı, üzerindeki Büğdüz damgasından da anlaşıldığı gibi, Oğuz Türklerinin Büğdüz boyundan, Kıyık adlı bir kişinin, son derece zarif ve özenle çizilmiş kaya resimlerinin eşlik ettiği av yakarışıdır. Yazıttan anlaşıldığı üzere, yakarış, İslamlık öncesi Eski Türk inanışı kapsamında, Kün-Ay Tengri’ye yöneltilmiştir. Burada yazıtın ilginç bir özelliği, Kün-Ay sözcüğünün, doğrudan güneş ve ay çizimleri kullanılarak resimyazıyla gösterilmiş olmasıdır. Prof. Dr. Ahmet Caferoğlu’nun Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü’nde, “kün ay: Tanrı adıdır” biçiminde kaydedilmiş olan Kün-Ay Tengri Eski Uygur Türklerinin de inanıp önem verdiği bir tanrıydı. Nitekim 10.-11. yüzyıllarda, Turfan Uygurları üzerinde hüküm sürmüş kağanlardan ikisi KünAy Tengri’den kut bulmuş ya da görkemce ona benzetilmişti: “Kün-Ay Tengri Teg Küsençig Körtle Yaruk Tengri Bögü Tengriken” (Kün-Ay Tengri Gibi İstenilen, Görkemli, Parıltılı, Tanrısal Bögü Tengriken) ile “Kün-Ay Tengride Kut Bulmış Ulug Kut Ornanmış Alpın Erdemin İl Tutmış Alp Arslan Kutlug Köl Bilge Ḫan” (Kün-Ay Tengri’den Kut Bulmuş, (Kendisinde) Büyük Kut Yerleşmiş, Alplıkla, Yiğitlikle Devlet Sahibi Olmuş, Alp, Arslan, Kutlu, Deniz Enginliğince Bilge Han).
Başında börkü, sırtında okluğuyla, dörtnala koşan bir atın üzerinde geriye doğru dönmüş,
Türk atışı yapmak üzereyken resimlenen Kıyık’ın av yakarışının en çarpıcı yönlerinden birisi de, bütün bu son derece canlı tabloya Türklüğün en eski simgelerinden biri olan Ay-Yıldız’ın eşlik ediyor olmasıdır. Daha da ilginç bir durum, Harezm Şıban Özbek hanlarından bir hükümdar ve tarihçi olan Ebu’l-Gazi Bahadır Han’ın 17. yüzyılda kaleme almış olduğu Şecere-i Terākime’de (Türkmenlerin Soykütüğü) yirmi dört Oğuz boyundan her birinin birer kuşu bulunduğu ve bu kuşların neler olduğuna ilişkin açıklamalarını doğrulamak üzere, Büğdüz boyunun töz kuşu olan (Ebu’l-Gazi Bahadır Han’a göre) İtalgu, yani, atmacanın da, Büğdüz damgasıyla birlikte Dilli anıtına özenle işlenmiş bulunmasıdır. Erzincan Kemaliye Dilli Deresi dil anıtı bu görülmemiş, “kitap gibi” içeriğiyle de, Türk tarihi ve kültürü açısından eşsiz bir belgedir.
Dilli Deresi dil anıtı da, içerdiği oyma yazıt Ankara Güdül Salihler-Adalıkuzu köyleri
kaya resmi alanlarında, Ordu Mesudiye Esatlı’da ve Anadolu’nun çeşitli başka yerlerinde bulunan, şu an itibarıyla bildiğimiz öteki Türk oyma yazıtları gibi “Eski Türkçe dönemine” ait olduğundan, dilbilimi açısından kuramsal olarak MS 6.-9. yüzyıllar arasına tarihlenebilir.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: