Kalpteki Mühürler Nasıl Açılır? Hakikat-i Muhammediyye ve Ruhun Sırrı! (Münir Derman (k.s.))
Автор: Münir Derman
Загружено: 2026-02-07
Просмотров: 7144
Описание:
Kur’ân-ı Kerîm buyurur:
“Bugün onların ağızlarını mühürleriz; elleri bize konuşur, ayakları yaptıklarına şahitlik eder.”
(Yâsîn, 65)
Bu âyet, sadece bir kıyamet sahnesi değildir.
Bu âyet, dünyadayken hakikate kapanmış kalplerin hâlini anlatır.
İnsan vardır; duyar ama anlamaz.
İnsan vardır; görür ama idrak etmez.
Çünkü anlaması, inadıyla mühürlenmiştir.
Bu mühür; etten, kemikten değildir.
Bu mühür; kibir mühürüdür, benlik mühürüdür, “ben bilirim” mühürüdür.
Fakat Kur’ân ve Sünnet, çok büyük bir müjdeyi de beraberinde getirir:
Son Peygamber Muhammed Mustafa ﷺ hürmetine mühürler açılır.
Cenâb-ı Hak buyurur:
“İnnâ fetahnâ leke fethan mubînâ”
“Biz sana apaçık bir fetih verdik.”
(Fetih, 1)
Bu fetih; şehirlerin değil,
kalplerin fethidir.
Uhud Harbi’nde Resûlullah ﷺ’in mübarek dişleri kırıldığında,
Hazreti Hamza şehid edildiğinde,
ordu dağılmış, kan Efendimizin mübarek yüzünden akarken,
O ﷺ ellerini kaldırıp şöyle dua etmiştir:
“Yâ Rabbi! Bunları affet. Çünkü bilmiyorlar.”
Bu dua;
müşrik için bile mühür açan bir rahmet duasıdır.
Şimdi düşünün:
Resûlullah ﷺ bunu kendisine bunu yapanlar için söylüyorsa,
secdeye baş koyan, salavat getiren, Allah’a sığınan mü’min için
nasıl bir rahmet vardır?
Kur’ân bize şunu öğretir:
Allah’a hakkıyla dayanıldığında, bıçak kesmez.
Hz. İbrahim’in teslimiyetinde olduğu gibi…
Allah’a tam güvenildiğinde, deniz yol olur.
Hz. Musa’nın asâsında olduğu gibi…
Korku aklın işidir.
Teslimiyet imanın işidir.
Kur’ân’a iman;
“nasıl olur?” demek değil,
“Allah buyurdu” deyip secde etmektir.
Hadîs-i Kudsî’de Cenâb-ı Hak buyurur:
“Peygamberimin ruhunu kendi nurumdan yarattım.”
Resûlullah ﷺ buyurur:
“Allah ilk önce ruhumu, kalemi ve aklı yarattı.”
Bu iki hadis, İslâm irfanında tek bir hakikate işaret eder:
Hakîkat-i Muhammediyye.
Yani:
İlmin menbaı
Aklın nuru
Varlığın özü
Efendimiz ﷺ ile zuhura gelmiştir.
Bu hakikat; kuru bilgiyle değil,
temizlikle,
doğrulukla,
gıybetten uzak durmakla,
riyadan kaçınmakla,
secdeyle anlaşılır.
Namaz; bu bağın adıdır.
Hadis-i Şerif:
“Kıyamete yakın İslâm’dan geriye bir tek bağ kalır: Namaz.”
Namaz koparsa, santral kapanır.
Bağ kesilirse, nur kesilir.
Din, Allah’ın teminatındadır.
“Din elden gidiyor” demek,
Allah’ın vaadine itirazdır.
Cenâb-ı Hak buyurur:
“Kur’ân’ı biz indirdik, onu mutlaka biz koruyacağız.”
(Hicr, 9)
Şeriat; yol haritasıdır.
Marifet; iç idraktir.
Hakikat; varılacak menzildir.
İki deniz vardır:
Biri dış âlem, biri iç âlem.
Aralarındaki berzah ise İnsân-ı Kâmil’dir.
Kur’ân buyurur:
“İki denizi salıverdi; birbirine kavuşuyorlar. Aralarında bir engel vardır, taşmazlar.”
(Rahmân, 19–20)
Bu sohbet;
şekil tartışması değil,
kalp inşasıdır.
Bu sohbet;
başkasını yargılamak değil,
kendini temizleme davetidir.
Allah sizleri:
mühürleri açılanlardan
secdesi diri kalanlardan
Hakîkat-i Muhammediyye’ye tutunanlardan
eylesin.
Âmin.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: