Zikrullah | Firâkî Efendi
Автор: Firâkî Efendi
Загружено: 2025-05-10
Просмотров: 21097
Описание:
İstanbul’da, surların gölgesinde kalan eski bir tekkenin avlusunda, sabah meltemiyle birlikte eski bir ney sesi dolaşıyordu. Taş duvarlara çarpıp yankılanan bu ses, sanki zamanın içinden geliyordu.
Derviş, yıllardır orada yaşardı. Konuşmazdı pek. Konuştuğu vakitse kelimeleri değil, suskunluğu anlatırdı. Üsküdar’dan Galata’ya kadar onu bilen bilir, “Suskun Dede” derdi halk. Ne bir malı vardı ne mülkü, ama dualarda adı geçerdi.
Bir sabah tekkenin kapısında toplanan kalabalık dikkat çekti. Sessiz bir telaş vardı. Avluda bir tabut, beyaz bir kefene sarılmış bir beden. Üzerine konmuş bir tespih, baş ucunda bir hurma dalı.
İmam vakur bir sesle sordu:
“Merhûmu nasıl bilirdiniz?”
Halktan biri gözyaşlarını sildi, başını eğerek fısıldadı:
—“Ben onun kapısını her çaldığımda açtı.”
Bir diğeri:
—“Hiç kimsenin ayıbını konuşmazdı, kendininkini anlatırdı.”
Bir başkası:
—“Ne zaman karanlığa düşsem, ses etmeden kandil yakan oydu.”
İmam tekrar sordu:
“Merhûmu nasıl bilirdiniz?”
Ve bir anda kalabalığın ortasından, yürüyen yaşlı bir derviş çıktı. Siyah hırkası, başında sikkesi, gönlünde bin bir derinlik… Yaklaştı tabuta. Eğildi. Dudaklarından şu sözler döküldü:
“Ben onu… hiç bilmedim. Zira kendini hiç göstermedi.”
Avluya bir sessizlik indi. Derviş devam etti:
—“Bir kul, kendini ne vakit silerse, işte o vakit Hakk’ın yüzü görünür. Bu yatan kişi, her sabah nefsine cenaze namazı kıldıranlardandı. Kendini yok bildi, yoklukta var oldu. O yüzden ben onu bilmedim, çünkü o ‘ben’i bilmezdi.”
Gözlerini göğe kaldırdı derviş, hafifçe döndü:
—“Ve şimdi siz biliniz ki… En çok görünen değil, en çok saklanan hakikattir. Rüzgâr gibi geçti aramızdan. Dokundu, serinletti, ama hiç ‘ben esiyorum’ demedi.”
O gün o tekkede, bir cenaze kalkmadı yalnızca.
Bir edep gömüldü, bir tevazu göğe yükseldi.
Ve hikâyenin sonunda, ne adı kaldı ne sandığı. Sadece dillerde şu kaldı:
“Merhûmu nasıl bilirdiniz?”
—“Hiç bilmedik… Zira o kendini hiç bilmişti.”
Bil ki, vakti geldiğinde omuzlarda taşınan bedenin değil,sırtında taşıdığın niyetindir..
.
Ney Taksimi 00:00
Aşkınla Çak Olsa(Kaside) 01:37
Aşkınla çâk olsa bu ten
Ben yine İllallah direm
Yansa kül olsa bu beden
Ben yine İllallah direm
Eğer beni yandırsalar
Külüm göğe savursalar
Her âzamı ayırsalar
Ben yine İllallah direm
Bağrımda bitse başlarım
Çeşmimde aksa yaşlarım
Ah ü zâr olsa işlerim
Ben yine illallah direm
Seyyid Nızamoğlu eyle
Ceddiyle haşrolabile
Mümin müvahhidler ile
Ben yine İllallah direm
Ey Risalet Tahtının Hurşid'i Mah-ı Enveri 04:31
Ey risalet tahtının hurşid'i mah-ı enveri
Vey nübüvvet mazharı ahir zaman peygamberi
Hakk senin şanında levlak okudu ya Mustafa
Yani sensin nur Muhammed kainatın rehberi
Sure-i Şemsidduha geldi cemalin şanına
Âlemi kıldı münevver bâ kemalin enveri
Yâ Resulâllah şefaât kıl Gazâli hasteye
Bir günahkâr ümmetindir hem kamunun kemteri
Yâ Resûlallah Acep Kimdir Bize Senden Yakîn 05:35
Yâ Resûlallah aceb kimdir bize senden yakîn
Yâ Habîballah seni bildik şefi'al müznibîn
Biz sana ümmet olunca eyleriz gayri emîn
Es-salâtu ve's selâm ey rahmete'l lil âlemîn
Hep senin'çün halkolundu bu semâvât u zemîn
Allâh Allâh hüve Rabbünâ Rahmâni 7:14
Allâh Allâh hüve Rabbünâ Rahmâni
İrham bi fazlı şeyhina Geylâni(Rifai)
Ya Hayy, Ya Hayy, Ya Hayyy, Ya Hayy
A Sultanım Sen var iken
Ya ben kime yalvarayım Ya Hu
Allâh Allâh hüve Rabbünâ Rahmâni
İrham bi fazlı şeyhina Bedevi(Düssuki)
İsmin Gani-Settar iken
Ya ben kime yalvarayım ya hu
Allâh Allâh hüve Rabbünâ Rahmâni
İrham bi fazlı şeyhina Halveti(Şirvani)
Yunus’u bir-huş eyleyen
Ya ben kime yalvarayım Ya Hu
Allâh Allâh hüve Rabbünâ Rahmâni
İrham bi fazlı şeyhina Halveti(Şirvani)
Ney Taksimi 10:34
Severim Ben Seni 11:49
Severim seni ben candan içerû
Yolum vardır bu erkândan içerû
Şeriât, tarikat yoldur varana
Hakikât mârifet andan içerû
(Bu arada Seyyid Yahya Şirvani Hazretlerine yönelik kaside okunuyor.)
Dinin terk idenin küfürdür işi
Ol ne küfürdür imandan içerû
Beni benden sorman, ben ben değilim
Bir ben vardır bende benden içerû
(Hazreti Pir Yahya Şirvani'ye ithafen bir kaside daha okunmakta)
Süleyman kuş dili bilir dediler
Süleyman var Süleyman'dan içerû
Kesildi takatim dizde dermân yok
Bu ne mezhep içiş dinden içerû
Yunus'un sözleri hundur âteştir
Kapında kul var sultandan içerû
Aşkınla Çak Olsa Bu Ten(Kaside) 17:50
Sela 21:15
.
Bizi Spotify'dan dinleyebilirsiniz : https://open.spotify.com/intl-tr/arti...
Eser ve Tablolarımız : https://www.shopier.com/yegahsanat
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: