HZ. ALİ İLE MUAVİYE'NİN SAVAŞI
Автор: ASHABUL YEMİN
Загружено: 2026-01-27
Просмотров: 659
Описание:
Kevser çeşmesinin emiri Hazreti Ali atına bindi. Askeri ile Şam’a yaklaştı. Lanetlik Muaviye kaygılandı, korktu. Yakın çevresinde bulunanlar Muaviye’ye şöyle söylediler:
“Ya tacı, tahtı bırak git ya da savaş. Senin imamlık etmen halka hayır getirmez.” Lanetlik Mervan ibn Hakem, Muaviye’ye şöyle dedi:
“Neden çekiniyor ve korkuyorsun. Senin on binlerce askerin var. Haydar bir avuç insanla geldi. Onlardan korkmak niye? Hemen savaşa tutuşalım. Şam düzlüğünü onlara cehennem edelim. Sakın korkma. Zaman ve talih bizimdir. Düşmanı ortadan kaldır, meydan bizimdir.”
Bu konuşmadan sonra Muaviye ibn Ebu Süfyan, Mervan ibn Hakem’in sözlerine itaat eder. Zırhlı beş yüz bin kişiyi hazır eder.
Bunlar olurken Hazreti Ali Şam önüne gelmiş, ordugah kurmuştu. Kızıl cübbe, kızıl taç giymişti. Hazreti Kamber, Düldül’ü hazırlamış ve Hazreti Ali’nin gelip binmesini bekliyordu. Muaviye karşıdan bakınca Hazreti Ali’yi gördü ve Mervan ibn Hakem’e şunları söyledi:
“Ne durursun ahmak, Ali şimdi bizi kırdı mutlak.”
Mervan ibn Hakem şöyle sordu:
“Ne korkarsın, ne oldun? Neden şaştın, neden böyle bayıldın?”
Muaviye şöyle dedi:
“Mervan beni iyi dinle. Benim söylediğimi fehmedip anla. Bir gün Muhammed Mustafa şöyle dedi: ‘Ne zaman ki Ali, başına kızıl taç giyer, kızıl tülbente sarılır, koşarak ata binerse, ondan korkun, kaçın. Çünkü Ali’yi hiçbir güç tutamaz.’
Ali’yi şimdi Mustafa’nın dediği gibi gördüm. Buralardan kaçalım. Batı ülkelerine geçelim. Ancak bu yolla başımızı, canımızı kurtarırız.”
Hazreti Ali attığı bir nara ile Muaviye’nin ordusunun tamamını yerle bir etti. Kimi attan düştü, kimi kırıldı, ürktü, bayıldı. Muaviye kaçarken Hazreti Ali onu yakaladı. Mervan ibn Hakem ölüler arasına gizlenmişti. Muaviye korkudan bayıldı. Hazreti Ali, Muaviye’ye hitaben şöyle buyurdu:
“Ey Muaviye, bayılma! Bunca fitneye sebep oldun, lanetlendin. Ey fitneci! Halk arasına kötü adetler sokma.”
Muaviye korkudan yere yüz sürdü ve Hazreti Ali’nin ellerini öperek bağışlanma diledi. Hazreti Ali şöyle buyurdu:
“Halifelik ve imamlık senin işin değil. Resulallah'ın vasiyetini unutma. Halifelik ve imamlık Ali ve soyunun hakkıdır. Eğer Muhammed ümmetinden isen bunu böyle bil. İslam içine ayrılık sokma. Muhammed soyu varken, başkasının halifelik, imamlık yapması İslam şeriatına uymaz.”
Hazreti Ali böyle dedikten sonra Muaviye’yi serbest bıraktı. Daha sonra Muaviye verdiği sözleri unutarak Hazreti Ali ve Hazreti Muhammed soyuna kin üstüne kin güttü, birçoklarını öldürttü. Mal, mülkünü yağmalattı.
Kaynak: Hz. Ali’nin Faziletnamesi, s.139-142, Can Yayınları, 2. Baskı
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: