Türkiye’nin En Kuzey'i SİNOP - Orta Karadeniz #16
Автор: ARES GORDON
Загружено: 2022-10-30
Просмотров: 794
Описание:
Merhaba.
Bugün, Orta Karadeniz serimizin 16. bölümünde Türkiye’nin en kuzey ucu olan Sinop’un il merkezindeyiz.
Keyifli seyirler…
Karadeniz’in incisi Sinop, sahip olduğu doğal güzellikleriyle keşfedilmeye değer gezi duraklarından biri. TÜİK araştırmasına göre Türkiye’nin en mutlu insanlarının Sinop’ta yaşıyor, şehri yakından tanıyınca bunun bir tesadüf olmadığını anlayabilirsiniz. Tertemiz havası, yeşilin bin bir tonuna sahip ormanları, berrak denizi ile Sinop adeta mutluluğun anahtarını taşıyor. Karadeniz’in tek doğal limanına sahip olan Sinop, Antik Çağ'dan günümüze bölgenin en önemli yerleşim yerlerinin başında geliyor.
Sinop adını bir zamanlar konuk ettiği Amazonlar’ın kraliçesi Sinope’den aldığına inanılıyor. Benzer biçimde Sinope, Irmak Tanrısı Asopos’un kızı su perisinin de adı. Güzelliğiyle tanrılar tanrısı Zeus’u kendine âşık eden Sinope’nin, Zeus tarafından dünyanın en güzel yerlerinden birisi olduğu için Sinop’a yerleştirildiği ve bu perinin adını kente verdiği yönünde inanışlar da mevcut.
Sinop, Anadolu'nun kuzey yönünde uç noktası olan İnce Burun- Boztepe Burnu berzahında Kale-Şehir olarak kurulmuş doğal bir liman durumundadır. Tarih boyunca kale dışına pek taşmayan şehrin dış limanı fırtınalara açık olduğu halde, iç limanı rüzgârlarca kapalı konumuyla ve sakin deniziyle Güney Karadeniz'in en önemli limanıydı.
Bu iç limanda, işlek bir ticaret ve tersane faaliyetleri yürütülmüştür. Sinop, Anadolu ile Kırım Yarımadası arasında deniz ticaretinde önemli bir rol oynamıştır. Kırım Yarımadası ile Sinop Yarımadası arasındaki mesafe açık ve müsait havalarda tam ortada bulunduğu zaman her iki tarafı da görebilme imkânı sağlar.
Antikçağdan beri parlak ve yoğun bir ticari ve kültürel yaşantıya sahip olan Sinop, bu niteliğini Roma, Selçuklu, Candaroğlu ve Osmanlı yönetimlerinde de sürdürmüş, ayrıca kale ve tersanesiyle bölgenin en önemli askeri üslerinden biri olmuştur.
6000 yıllık tarihsel geçmişi ve konuk ettiği birçok uygarlığın mirası kültürel dokusu, tertemiz doğası ve deniziyle, dünyaca ünlü filozof Diyojen ve efsanevi kadın savaşçılar Amazonlar’ın da kenti olan Sinop, efsaneleri, tarihi mirası yanında sahip olduğu hafızanızdan uzun yıllar silinmeyecek doğa harikalarıyla mutlaka gezilmesi, görülmesi gereken yerler arasında.
M.Ö. 2000’lerde bölgede yaşayan yerli kavim olan Kaşkalar ve sonarında M.Ö. 8. yüzyılda Milet’ten gelerek Sinop’ta yerleşip koloni kuran göçmenler tarafından kurulduğu düşünülmektedir.
Sinoplu Diyojen ve İskender
Kentin girişinde heykelini göreceğiniz antik çağların ünlü filozofu Diyojen M.Ö. 412 yılında Sinop’ta doğmuştur. Bu yüzden de antik kaynaklarda dahi Sinoplu Diyojen adıyla bilinir.
Diyojen mutluluğun en basit biçimde yaşanarak bile elde edilebileceğini savunmuş ve yaşamını bir fıçıda geçirmiştir. Kinik düşünceyi benimseyen filozofa göre doğaya en uygun yaşam hayvanların yaşamıdır.
Diyojen ile ilgili anlatılan en ünlü hikayesi ise Büyük İskender ile arasında geçen diyalogdur. Başkalarının sefillik olarak gördüğü yaşamına rağmen dünyanın pek çok yerinde ün yapan bu filozofu ziyaret eden Büyük İskender başka insanların kendisinden korkuyla kaçışmasına rağmen hiç istifini bozmayan Diyojen’e, bu toprakların en ünlü sözü olan “sen benim kim olduğumu biliyor musun ?" der. Diyojen “sen benim kölemin kölesisin çünkü dünya benim kölemdir, sen de dünyanın kölesisin” diyerek cevap verir. Diyojen’in bu yanıtı çok hoşuna giden İskender kendisinden istediğini dilemesini söyler. Diyojen’in cevabı ise yaşam felsefesine uygundur: “Gölge etme başka ihsan istemem”.
Sinop Kalesi
Kaleler M.Ö. 7. yüzyılda Kimmerler’in istilasından sonra yeniden onarılmıştır. M.Ö. 6. yüzyılda Pers hâkimiyetine geçen şehir Pontus Krallığı’nın önemli bir merkezi olmuş, surlar 5. Mithridates tarafından bugünkü sınırlarıyla onarılıp geliştirilmiştir.
Roma döneminde de devamlı onarım görmüştür. 1214 ve 1261 yıllarında Selçukluların eline geçen kale yeniden onarılarak savunmayı güçlendirmek amacıyla iç kale oluşturulmuştur. Sinop şehir surları yarım adanın en dar olan boyun kısmını tamamen çevrelemektedir.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Kumkapı, Tersanekapı, Yenice Kapısı, Tabakhane Kapısı, Lonca Kapısı ve Deniz Kapısından bahseder. Günümüze kadar Kumkapı ve Lonca Kapısı ayakta kalmıştır.
Tarihi Cezaevi
1214 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı İzzeddin Keykavus tarafından ele geçirilen Sinop Kalesi’nde daha sonra savunmayı güçlendirmek için İçkale oluşturulmuştur. İçkale, ana kalenin kuzeyinden güneyine inen dik bir surla kesilmesiyle meydana gelmiştir.
İçkale, yapılışından itibaren aynı zamanda tersane olarak kullanılmıştır. İçkale burçları 1560 yılından itibaren zindan olarak da kullanılmıştır. Selçuklu Dönemi’nden itibaren uzun süre tersane ve zindan olarak kullanılan İçkale’nin güney kısmına, 1887 yılında Cezaevi binası yapılmıştır.
Eski Cezaevi binası; iki katlı olup, geniş U şeklinde, kesme taştan yapılmış, çok sayıda penceresi olan bir yapıdır.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: