AYHAN AYDIN'LA BALKANLAR: SEÇEK'TE AĞAMIZ
Автор: Ayhan Aydin
Загружено: 2018-06-24
Просмотров: 2796
Описание:
Yunanistan'da Seyyid Ali Sultan Dergahı (Ocağı) çevresinde varlığını sürdüren ve bir kültür etkinliği olarak süren Seçek Yaylası Güreş Etkinliklerinde 2017'de yaptığım çekimler. Etkinliğin en önemli kişisi olan Ağa'nın ata binip köyden Seçek Yaylası'na doğru yola çıkışı. Yunanistan, Evros (Meriç) ili Russo (Ruşenler) Köyü, Ağustos 2017, Ayhan Aydın
TARİHİ SEÇEK GÜREŞ ETKİNLİKLERİ
Tarihen bilenen gerçeklere ve söylencelere göre, 1354’lerde Türklerin Rumeli’ye geçişinde yer alan ve bu toprakların şenlendirilmesinde en önemli manevi önderlerden birisi kabul edilen Seyyid Ali Sultan’ın (Kızıldeli); 1385’de kendi ismiyle anılan tekkeyi kurduğuna, o zamanlar Kazasker olana ünlü Şeyh Bedreddin’in bizzat 1402’de dergâhın vergiden muaf yani ayrıcalıklı bir vakıf olduğunu gösteren belgeyi kendisinin mühürleyerek bizzat verdiğine ve Seyyid Ali Sultan’ın da 1420’lerde Hakk’a yürüdüğüne inanılmaktadır.
Çevresinde çok büyük bir etkiye sahip Seyyid Ali Sultan Ocağı (Dergahı) tüm inanç ve gelenekleriyle çok canlı bir şekilde bugün de varlığını sürdürmektedir.
Çok köklü bir gelenek olarak, Seyyid Ali Sultan’ın tüm derviş ve muhiplerinin iştirak ettikleri ve onları bir arada tutması için onun bir vasiyeti olarak 650 yıldır yapıldığı söylenen Seçek Yayla Etkinlikleri ve Yağlı Güreş Müsabakaları bugün de sürmektedir.
Etkinliğin öncülüğünü yapan önemli sorumluluk üstlenen ve şenliğin simgesi olan Ağa’nın bir Alevi, dahası “nasipli”, yola girmiş bir can olması gerekiyor. Önceden cumartesi günü başlayıp Perşembe günü son bulan, şimdilerde üç gün süren bu şenliklerden hemen sonra, ilk perşembe günü “Yayla Bayramı” yani dergahta cem yapılması zorunlu bir gelenektir. Kurbanların kesilip lokmaların hazırlandığı bu ceme yalnız ikrarlı canlar girebiliyor.
Ağa’nın halk tarafından sevilen, sayılan birisi olması aranan özelliklerin başında geliyor. Ağa başta kendi köyündekiler olmak üzere, etkinliklerin masraflarını karşılıyor. Ama şimdilerde bu konuda Seyyid Ali Sultan Dergahı Korumu Derneği de Ağa’ya yardımcı oluyor.
Güreşlerle ilgili tarihsel anlatıya göre; 1353 yılında Seyyid Ali Sultan Gelibolu’dan geçerek Rumeli’ye geçince Kırklarpınarı’ndan geçiyor. Hebilköyü’nün başındaki Gaziler Tepesi’nde bir yaz kalıyor, sonra dergahın olduğu yere çekiliyor. Orayı mesken ediyor. Seçek’in başında A(H)raçcı Yaylası ilk önce güreşler başlıyor. Bu böyle yüzyıllar boyu sürüyor.
Güreş Etkinliklerinde dostluk, barış, kardeşlik, kaynaşma esas alınarak, hiçbir ayrım gözetilmeksizin herkesin davet edilmesiyle yörede bir bayram havası yaratılıyor.
Ağa’nın kendi evinde Alevi – Bektaşi geleneklerine göre Baş Dede (Halifedede)’den hayır dua alması ve gülbang çekilmesinden sonra, Ağa bayraklar eşliğinde ata bindiriliyor, sonra etkinliğin yapılacağı alana kadar atın üstünde yüzlerce insanın iştirak etmesiyle yol alınıyor.
Etkinliğin Seyri…
Ağa alkışlar eşliğinde atıyla güreş meydanına giriyor; çok önemli misafirlerini kendi yanında oturttuktan sonra, tüm meydanı ve halkı teker teker selamlıyor. Ağa yerine oturduktan sonra tekrar meydana gelerek güreş etkinliklerini başlatıyor.
Büyükler, gençler ve çocuklar arasında müsabakalar yapılıyor. Zaman zaman ara verilen etkinlik akşama kadar sürüyor. Sonunda kazananlara kupaları teker teker yapılan törenle veriliyor.
Güreşlere Yunanistan dışında, Türkiye’den, Bulgaristan’dan ve başka ülkelerden davetli ve misafir olarak güreşçiler katılıyor.
Sanatçılar ve güreşin olmazsa olmazı davul ve zurnacılar etkinliği zenginleştiriyor.
Her sene yüzlerce insanın bir araya geldiği bu etkinlik gerçekten görülmeye, yaşanmaya değer bir atmosferin doğmasına yol açıyor.
Özellikle son yıllardaki gelişmelerle, Türkiye’den daha çok ziyaretçi bu etkinliklere katılmaya başladı. Özellikle başta bu dergâha bağlı insanların en çok yaşadıkları Edirne başta olmak üzere Türkiye’de bu yola gönül vermiş insanlar otobüslerle, özel araçlarıyla, Türkiye sınırına çok yakın bu etkinliklere katılmaktadırlar.
Ahmet Çubuk Dede’nin ifadesine göre; uzun süre ara veren etkinlikler, 1912’de Babalar Köyü’nde oluyor, Şeker Ağa adında bir Ağa’da oluyor.
1912-1917 arasında Seçek Şenliği yapılmıyor.
1917’de Buçuk Ahmet’e devrediyorlar.
1927 yılına kadar yine yapılmamış.
1927’de Hebil köyden on kişi topluyor. Birini Ağa koyarak, on kişiyle yapmışlar. Bir sonraki sene için yine Buçuk Dede üstlenmiş. Ama 1928 yılında ömrü yetmemiş. Ama oğlu olan Buçuk Ali yapmış, Ağalığı. Ondan sonra 1940’a kadar devam etmiş.
II. Dünya Savaşı nedeniyle ara vermişler. 1945-1946 oluyor. Bulgar gidip, Yunan gelince 1945 Çökekli Köyü’nde (Mahalle - Tekke yakınları) Kamber Mustafa (Şimdiki Dergahın tekkenişini Müslüm Çolak’ın anası Elif Ana’nın babası) 1946 Babalar’dan Bakkal Hüseyin yapıyor. Sonra İç Savaş oluyor yapılmıyor. 1953’e kadar Kamber Mustafa yine yapıyor. 1954 Buçuk Ali Hebilköy yapıyor. 1974 Kıbrıs Savaşı haricinde hep devam etmiştir. İşte 1997 yılında da Seçek Derneği’ni kurduk.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: