8) Vergilemede Yasallık [Kanunilik] İlkesi [1]
Автор: Cengizhan Hakan Doğruyol
Загружено: 2020-08-19
Просмотров: 497
Описание:
Bu videoda, Anayasa'nın 73. maddesinin üçüncü paragrafında sözü edilen kanunilik (yasallık) ilkesi anlatılmaya başlanmıştır.
Anayasa' ya göre; vergi resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir ve kaldırılır. Buna kanunilik (yasallık) ilkesi denir.
Dördüncü paragraftaki Cumhurbaşkanı'nın düzenleme yetkisi anlatılırken de verginin yanı sıra resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerden bahsedilmektedir. Oysa birinci ve ikinci paragraflarda sadece vergi düzenlenmiştir. O halde, kanunilik ilkesi verginin yanı sıra resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler için de geçerlidir.
Aynı mantıkla birinci paragraftaki ödeme gücü ilkesinin (mali güç) sadece vergi için uygulanacağı; resim, harç ve diğer mali yükümlülükler için bunun dışındaki ilkelerin (yararlanma ilkesi) de kullanılabileceği söylenebilir.
Devletlerin egemenlik alanına mali alanda sahip oldukları egemenlik de girmektedir. Mali alandaki egemenlik; bütçe hazırlama, harcama yapma ve vergi alma yetkilerini içerir.
Devletlerin vergilendirme hususunda ülkesi üzerindeki egemenlik gücüne dayanarak sahip oldukları hukuki ve fiili gücüne "vergilendirme yetkisi" denir.
Devletler vergilendirme yetkisini esas itibariyle kanun çıkararak kullanır. Vergileme hususunda temel/ana/esas kaynak kanundur. Yürütme organının (Cumhurbaşkanı'nın) sahip olduğu yetki istisnai mahiyette olup, belirlenen sınırlar içinde kullanılabilir.
Vergi hukukunda "kanun" dışında, uluslararası anlaşmalar, Anayasa, Anayasa Mahkemesi kararları, içtihadı birleştirme kararları da asli/temel kaynak niteliğindedir. Asli kaynaklar; yeni norm koyan, vergilemenin esasına ilişkin yenilikler/düzenlemeler yapan kaynaklardır. Bütün tarafların (vergi idaresi, mükellef ve mahkemelerin) bu kaynaklara uyması mecburidir/zorunludur.
Bir de mukteza (özelge), doktrin, örf ve adet gibi yardımcı (tali) kaynaklar vardır. Bu gibi tali kaynaklar açıklayıcı mahiyettedir. Yeni norm koymaz, vergilemenin özüne ilişkin yeni düzenleme getiremez.
Kanunilik ilkesi gereğince;
Vergilerin esas olarak kanunla konulup, değiştirilip kaldırılması,
Vergi kanunlarının genel ve objektif nitelikte olması,
Vergilerin temel unsurlarının (vergiyi doğuran olay, konu, matrah, oran, istisna ve muafiyetler ve varsa bunların sınırlarının) vergi kanunlarında açıkça düzenlenmiş/gösterilmiş olması,
Somut olayların soyut kanunlara uygun cereyan etmesi (tarh, tahsil gibi bireysel işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılması)
sağlanmalıdır.
Tipleştirme kanun koyucunun genel ve soyut kurallar koymasıdır. Vergisel alanda özellikle vergiyi doğuran olayın kanunda açık bir şekilde ifade edilmiş/tanımlanmış olması gerekir.
Tipiklik ise somut hayatta bu genel kuralların yaşanması, gerçekleşmesi demektir.
Vergiyi doğuran olayın somut olarak yaşanmasıyla vergi ilişkisi/süreci başlar. Bunun büyük önerme, küçük önerme ve ikisi arasındaki uygunluk şeklinde anlatılması da mümkündür.
Böylece (kanunda soyut bir şekilde tanımlanmış olan vergiyi doğuran olayın, somut hayatta tanıma uygun şekilde yaşanmasıyla) vergilemenin sebep unsuru gerçekleşmiş olur.
Vergiyi doğuran olay kanuna uygun şekilde gerçekleşmeden yapılan tarh işlemleri sebep unsuruna aykırılık teşkil edeceğinden, yani hukuka aykırı olduğundan, vergi mahkemelerince iptal edilebilir.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: