Tevhid nedir? - Abdülkadir Geylâni'den ümmete nasihat / Kerem Önder
Автор: Kerem Önder
Загружено: 2016-07-26
Просмотров: 140691
Описание:
Tevhid nedir? - Abdülkadir Geylâni'den ümmete nasihat / Kerem Önder
"Bizim yolumuz dikenlidir. Ayağını seven gelmesin." Abdülkadir-i Geylani
“Ey oğul! Sen hiçbir şey üzerinde değilsin. Senin müslümanlığın da sıhhatli değil. İslam, üzerine bina kurulan temelin ta kendisidir. Senin şehadet getirmen de tam olmamış, eksik. Zira dilinle “Lâ ilâhe illellah” (Allah’tan başka ilâh yoktur) diyorsun, fakat kalbinle bunu yalanlıyorsun. Kalbinin içinde birçok ilâhlar var.
“Lâ ilâhe” (Hiçbir ilâh yoktur) dediğin zaman, bununla, toptan bir reddi (nefyi) onaylıyorsun. “İllellah” (Ancak Allah vardır) dediğin zaman ise yine, Allah için toptan bir kabulü (ispatı) onaylamış oluyorsun. Bu durumda, her ne zaman kalbin, Hak’tan gayrı bir şeye dayanır güvenirse; o zaman yukarıdaki külli ispatında yalancı durumuna düşmüş, yani kendi kendini yalanlamış oluyorsun.
Kendisine dayanıp güvendiğin o şey de senin ilâhın oluyor. Gerçek ve fiili durum budur. Zahire itibar yoktur.
Kalbinde birçok ilâh varken, sen nasıl “Lâ ilâhe illellah” diyebilirsin? Allah’tan başka güvenip dayandığın her şey, senin putundur. Kalbinde şirk, yani ortak koşma bulunduğu müddetçe, dilinle Kelime-i Tevhid’i söylemen, sana fayda vermez. Kalp pis oldukça, bedenin temiz olması sana yarar sağlamaz.
Ey ahali! Nefisleriniz ulûhiyet (ilâh olma) iddiasında. Fakat sizin bundan haberiniz yok. Zira nefisleriniz, Hakk’a karşı büyükleniyorlar, kibirleniyorlar. Onlar, Allah’ın muradının gayrını istiyorlar. Onlar Allah’ı sevmiyorlar, bilakis O’nun düşmanı, lanetlik şeytanı seviyorlar. Allah’ın ezelde takdir ettiği kaderleri gelmeye ve vuku bulmaya başladığı zaman, olanlara boyun eğmiyorlar, teslim olmuyorlar, sabredip tahammül göstermiyorlar.
Bilakis itiraz ediyorlar, kaderle çekişiyorlar. İslam’ın hakikatinden onların haberi bile yok!
Bu zamanda insanlarının çoğu, Musa aleyhisselamın kavmine benzedi. Yahudilere benzedi. Onlar, altın buzağıyı kendilerine mabud edinmişlerdi. Bu zamanın insanının altın buzağısı da paradır. Parayı kendine mabud edinmişsin, Rab edinmişsin. Paraya tapıyorsun. Senin Allah’ın para!
Sen, namazda iken bile yalan söylüyorsun. Mesela, namaza dururken ve gene namaz sırasında, “Allahu Ekber” (Allah her şeyden büyüktür) diyorsun. Böylece yalan söylemiş oluyorsun. Çünkü senin kalbinde, Allah’tan başka bir ilâh vardır. Kendisine güvenip bağlandığın her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Kendisinden korktuğun ve kendisine ümit beslediğin her şey, senin ilâhındır, taptığındır. Kendisinde Allah’tan başka bir şey bulunduğu müddetçe, senin kalbin için kurtuluş yoktur.
Eğer sen, taşlar üzerinde Allah’a bin yıl secde etsen, değil mi ki kalbinle O’ndan başkasına yöneliyorsun, sana bu secdeler, hiçbir fayda vermez. Mevlâsından başkasını sever oldukça, o kalp için iyi bir akibet yoktur. Allah’tan başka her şeyi kalbinden yok etmedikçe, saadete eremez, bahtiyar olamazsın.
Şu hususu iyi bil ki, bütün eşya, sadece Allah’ın hareket ettirmesiyle hareket eder, durdurmasıyla durur. O’nun iradesi ve kuvveti olmadan, ne duran bir şey harekete geçebilir ne de hareket etmekte olan bir şey durabilir. Kişi, bu hususu böylece bilip kabul ettiği zaman, artık insanları ve diğer varlıkları Allah’a ortak tanıma yükünden ve suçundan kurtulur. Allah’a şirk koşmaz.” Abdülkadir-i Geylani (rahmetullahi aleyh)
#tevhid
hanzala
Web / https://keremonder.com
Facebook / / kereminden
Twitter / / keremonder1
Instagram / / kerem_onder
Podcast / https://anchor.fm/keremonder
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: