032. Aziz Augustinus'un Hukuk Felsefesine Katkısı - Kasım 2024
Автор: GÖREV HUKUK
Загружено: 2026-02-06
Просмотров: 3
Описание:
Merhabalar;
26.11.2024 tarihinde gerçekleştirdiğimiz hukuk felsefesi söyleşimizde, Aziz Augustinus’un hukuk, siyaset ve felsefi düşünceleri, özellikle Tanrı Devleti (De Civitate Dei) adlı eseri çerçevesinde ele alınmıştır. Söyleşinin özetine geçmeden önce belirtmek isteriz ki, Aralık ayı hukuk felsefesi söyleşimiz 24.12.2024 tarihinde gerçekleştirilecektir. Bu söyleşide, Farabi’nin “İdeal Devlet” (El-Medinetü’l-Fazıla) adlı eseri esas alınarak, onun felsefeye ve hukuk felsefesine katkıları tartışılacaktır. Yaklaşık 870–950 yılları arasında yaşamış olan Farabi, Aristoteles felsefesini İslam dünyasına taşıyan en önemli düşünürlerden biridir. Mantık, siyaset ve bilgi felsefesi alanlarında kalıcı eserler vermiş; ideal devlet anlayışıyla ahlak, siyaset ve hukuku bütünlüklü bir yapı içinde ele almıştır.
Aziz Augustinus (354–430), Numidya’nın Tagaste kentinde doğmuş, Hippo Regius’ta piskoposluk yapmıştır. Platoncu düşünce ile Hristiyan inancını sentezleyerek Hristiyan felsefesinin kurucu isimlerinden biri olmuştur. İtiraflar adlı eserinde kendi içsel dönüşümünü ve hakikat arayışını anlatırken, Tanrı Devleti adlı yapıtında Roma İmparatorluğu’nun çöküşü sonrasında siyaset, hukuk ve adalet sorunlarını teolojik bir çerçevede ele almıştır.
Tanrı Devleti’nin merkezinde “İki Şehir Teorisi” yer alır. Buna göre tarih boyunca iki farklı topluluk vardır: Tanrı’nın Şehri (Civitas Dei) ve Dünya’nın Şehri (Civitas Terrena). Tanrı’nın Şehri, Tanrı sevgisiyle hareket eden, ilahi adalet ve ebedi mutluluğu hedefleyen insanları temsil ederken; Dünya’nın Şehri, dünyevi arzuların, güç tutkusunun ve geçici hazların egemen olduğu bir düzeni ifade eder. Bu iki şehir, manevi değerler ile dünyevi çıkarlar arasındaki süreklilik gösteren çatışmayı simgeler.
Augustinus’a göre adalet, Tanrı’nın iradesine ve ebedi yasalarına uygun yaşamaktır. Bu nedenle hukuk, yalnızca insan iradesinin ürünü olan pozitif normlardan ibaret değildir. O, hukuku üç düzeyde ele alır: Ebedi Hukuk (Lex Aeterna) Tanrı’nın değişmez ve evrensel yasalarını; Doğal Hukuk (Lex Naturalis) bu yasaların insan aklı ve vicdanında kavranabilir hâlini; İnsan Yapımı Hukuk (Lex Temporalis) ise toplumsal düzen için konulmuş geçici kuralları ifade eder. İnsan yapımı yasalar, ancak ebedi ve doğal hukuka uygun oldukları ölçüde meşrudur.
Bu çerçevede Augustinus, adaletin olmadığı bir devletin gerçek anlamda devlet sayılamayacağını vurgular. Ünlü ifadesiyle, “Adalet olmayan bir krallık, büyük bir haydut çetesinden başka nedir ki?” Hukukun amacı, gücü meşrulaştırmak değil, adaleti tesis etmek olmalıdır. Devletler ve yöneticiler, Tanrısal adalet ölçüsünden saptıklarında meşruiyetlerini kaybederler.
Augustinus’un hukuk felsefesi, modern dönemde doğal hukuk teorileri, insan hakları anlayışı ve hukuk devleti ilkesi üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Adaletin üstünlüğü, evrensel ahlaki değerler ve hukukun sınırlayıcı niteliği gibi kavramlar, onun düşüncelerinde merkezi bir yer tutar. İnsanların doğuştan sahip olduğu hakların korunması gerektiği fikri, Augustinus’un doğal ve ebedi hukuk anlayışıyla temellendirilmiştir.
Sonuç olarak Tanrı Devleti, hukuku yalnızca dünyevi bir düzenleme olarak değil, ahlaki, teolojik ve felsefi bir bütünlük içinde ele alan temel bir eser niteliğindedir. Augustinus’un düşüncesi, hukukun adaletle, siyasetin ahlakla ve devletin insan onuruyla olan kopmaz bağını hatırlatmaya devam etmektedir.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: