(22) 15.Söz/1, Sh 46 | Recm-i şeyatîne dair âyete Yedi Basamak | 1.Basamak | Meleklerin vücudu
Автор: Risale-i Nur Dersleri Ali KURT
Загружено: 2023-10-13
Просмотров: 3360
Описание:
ON BEŞİNCİ SÖZ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ٭ وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ
Ey kozmoğrafyanın ruhsuz mes’eleleriyle zihni darlaşan ve aklı gözüne inen ve şu âyetin azametli sırrını, o sıkışmış zihninde yerleştiremeyen mektebli efendi! Şu âyetin semâsına “Yedi Basamaklı” bir merdivenle çıkılabilir. Gel, beraber çıkacağız!
Birinci Basamak: Hakîkat ve hikmet ister ki: Zemin gibi semâvâtın da kendine münâsib sekeneleri bulunsun. Lisân-ı şer‘îde o ecnâs-ı muhtelifeye ‘melâike ve rûhâniyât’ tesmiye edilir. Evet, hakîkat öyle iktizâ eder. Zîrâ zemin, küçüklüğü ve hakāretiyle beraber zîhayat ve zîşuûr mahlûklardan doldurulması ve ara sıra boşaltılıp yeniden zîşuûrlarla şenlendirilmesi işaret eder, belki tasrîh eder ki: Şu muhteşem burçlar sâhibi, müzeyyen kasırlar hükmünde olan semâvât dahi, zîşuûr ve zevi’l-idrâk mahlûklarla doludur. Onlar dahi ins ve cin gibi şu âlem sarayının seyircileri ve şu kâinât kitabının mütâlaacıları ve şu saltanat-ı rubûbiyetin dellâllarıdırlar. Çünkü kâinâtı had ve hesaba gelmeyen tezyînât ve mehâsin ve nukūş ile süslendirip tezyîn etmesi, bilbedâhe mütefekkir istihsân edici ve mütehayyir takdîr edicilerin enzârını ister.
Evet, hüsün, elbette bir âşık ister. Taâm ise, aç olana verilir. Hâlbuki ins ve cin, şu nihâyetsiz vazîfeye,
SAYFA 47
şu haşmetli nezârete ve şu vüs‘atli ubûdiyete karşı milyondan birisini ancak yapabilir. Demek bu nihâyetsiz ve mütenevvi‘ vezâife ve ibâdâta, nihâyetsiz melâike envâı ve rûhâniyât ecnâsı lâzımdır. Bazı rivâyâtın işârâtıyla ve intizâm-ı âlemin hikmetiyle denilebilir ki, bir kısım ecsâm-ı seyyâre, seyyârâttan tut, tâ katarâta kadar bir kısım melâikenin merâkibidirler. Onlar bunlara izn-i İlâhî ile binerler. Âlem-i şehâdeti seyredip gezerler. Hem denilebilir ki, bir kısım ecsâm-ı hayvâniye, hadîste طُيُورٌ خُضْرٌ tesmiye edilen cennet kuşlarından tut, tâ sineklere kadar bir cins ervâhın tayyâreleridirler. Onlar bunların içine emr-i Hak ile girerler. Âlem-i cismâniyâtı seyerân edip, o cesedlerdeki hâsselerin pencereleriyle, cismânî mu‘cizât-ı fıtratı temâşâ ederler.
Elbette kesâfetli topraktan ve küdûretli sudan mütemâdiyen letâfetli hayatı ve nûrâniyetli zevi’l-idrâki halk eden Hâlik’ın, elbette ruha ve hayata münâsib şu nûr denizinden ve hatta zulmet bahrinden bir kısım zîşuûr mahlûkları vardır. Hem pek çok kesretli olarak vardır. Melâike ve rûhâniyâtın vücûdlarına dâir “Nokta” nâmında bir risâlemde ve Yirmi Dokuzuncu Söz’de iki kerre iki dört eder derecesinde bir kat‘iyetle isbat edilmiştir. Eğer istersen ona mürâcaat et.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: