Utanmıyorsan Dilediğini Yap - el-Âdâb - 61 - İmam Beyhakî | Mehmet Emin Akın
Автор: Medarik
Загружено: 2025-12-07
Просмотров: 384
Описание:
Hadislerle İslam Ahlakı'nın ele alındığı "el-Âdâb" eserinin [Kişinin Haramlara Düşme Endişesi ile Şüpheli Şeyleri ve Kendisini İlgilendirmeyen İşleri Terk Etmesi], [Günah İşlemekten Çekinmeyen ve Tevbe de Etmeyen Kimse] ve [İşlediği Günahın Ardından Hemen Tevbe Eden ve Allah’ın Bağışlamasını Dileyen Kimse] bölümü.
00:00 Giriş
00:15 1015. Hadis
20:00 1016. Hadis
28:48 1017. Hadis
30:40 1018. Hadis
33:40 1019. Hadis
42:52 1020. Hadis
47:00 1021. Hadis
48:20 1022. Hadis
51:54 İşlediği Günahın Ardından Hemen Tevbe Eden ve Allah’ın Bağışlamasını Dileyen Kimse
57:50 1023. Hadis
58:40 1024. Hadis
1:1:30 1025. Hadis
1:2:50 1026. Hadis
1015- Abdullah b. Mes‘ûd’dan rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Allah’tan, gerektiği gibi hayâ edin!” Ashâb “Ey Allah’ın Resûlü! Allah’a hamd olsun, zaten hayâlı davranıyoruz” deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Öyle değil! Allah’tan, gerektiği gibi hayâ etmek, başı ve başta bulunan organları ve karın ve karnın içerisine aldığı organları (her türlü günah ve haramlardan) korumak, ölümü ve (onun yol açtığı) sıkıntıları hatırlamaktır. Ahireti isteyen kimse, dünya hayatının süsünü bırakır. Kim bu şekilde davranırsa Allah’tan, gerektiği gibi hayâ etmiş olur.”
1016- Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Mü’min bir günah işlediğinde kalbinde siyah bir iz oluşur. Kişi tevbe edip (nefsini o günahtan) uzak tutar ve (Allah’tan) bağışlanma dilerse, kalbi (o siyah lekeden) cilalanıp temizlenir. Eğer mü’min günahını artırırsa, kalbindeki siyah lekeler artar ve kalbini kaplar. İşte Allah Teâlâ’nın, ‘Hayır, kazandıkları günahlar, kalplerini paslandırıp karartmıştır’ âyetinde sözünü ettiği ‘rân’ budur.”
1017- Enes b. Mâlik şöyle demiştir: “Öyle ameller işliyorsunuz ki, sizin gözünüzde onlar kıldan daha incedir. Hâlbuki biz, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem döneminde onları helâk edici şeylerden sayardık.”
1018- Abdullah b. Mes‘ûd şöyle demiştir: “Küçük hataların durumu, bir yolculuk yapan ve fakir bir bölgeye uğrayan, ancak yanlarında ateşte piştiği zaman yenilebilecek birtakım yiyecekleri olan bir topluluk gibidir. Nitekim onlar dağılırlar, biri bir parça kemik getirir, diğeri tezek, bir diğeri ise bir tahta parçası. Böylece topladıkları şeylerle yiyeceklerini yemeye elverişli hâle getirirler. İşte küçük hatalarda bulunan (ve bunu önemsemeyen) kişi de küçük bir yalan söyler, ufak bir günah işler. Allah Teâlâ bunları bir araya getirir ve o kimseyi yüzükoyun cehenneme atar.”
1019- Abdullah b. Mes‘ûd’dan rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Şeytan, Arap Yarımadası’nın putlara tapmasından umudunu kesmiştir. Ancak o, birtakım küçük gördüğünüz ancak ahirette büyük bir hâl alacak olan günahlara da razı olacaktır. Zulümlerden gücünüz yettiği oranda kaçının. Çünkü kıyamet günü iyi işler getiren kimse, onların kendisini kurtaracağını görecektir. Sonrasında bir adam kalkacak ve ‘Ey Allah’ım! Falanca kulun bana şöyle zulmetti’ diyecek. Bunun üzerine Allah Teâlâ ‘Onun iyiliklerinden bir kısmını silin’ buyuracak. Öyle ki sonunda işlediği günahlardan dolayı yanında hiç iyiliği kalmayacak. Bu, aynen şuna benzer: Yanlarında odun olmayan bir topluluk çorak bir araziye inerler. Ayrılıp odun toplamaya başlarlar. Sonunda odun toplar ve istedikleri şeyi pişirirler. İşte günahlar da bu (toplanan odunlar) gibidir.”
1020- Ubâde b. es-Sâmit şöyle demiştir: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, kadınlardan aldığı gibi bizden de Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacağımıza, hırsızlık yapmayacağımıza, zina etmeyeceğimize, çocuklarımızı öldürmeyeceğimize ve birbirimize zulmetmeyeceğimize dair biat aldı (ve şöyle buyurdu:)
“Sizden kim vefa gösterirse, onun ecrini vermek Allah’a aittir. Kendisi hakkında had cezası verilen ve cezasını çeken kimsenin cezası kendisi için keffârettir. Kim de günahını gizlerse, durumu Allah’a kalmıştır. İster azap eder, isterse günahını bağışlar.”
1021- Aynı şekilde Katâde yoluyla Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den beş vakit namazın bir kısmını terk eden kimse hakkında da bir hadis rivayet edilmiştir.
1022- … Ya‘lâ b. Ubeyd → A‘meş → Ebu Sâlih isnadı ile Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Her peygamberin kabul edilen bir duası vardır. Ben duamı kıyamet gününde ümmetime şefaat etmek için sakladım. İnşâallah o, ümmetimden Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmadan ölenlere nasip olacaktır.”
Allah azze ve celle şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’a nasûh (günaha geri dönmeyecek) bir tevbe ile tevbe edin.” Tahrîm 66/8.
1023- Abdullah b. Ma‘kil şöyle demiştir: Babam ile birlikte Abdullah b. Mes‘ûd’un yanına girdik. Babam “Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem’in ‘Pişmanlık, tevbedir’ buyurduğunu işittin mi?” diye sorunca, İbn Mes‘ûd şöyle dedi: “Evet, onu ‘Pişmanlık, tevbedir’ buyururken işittim.”
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: