Tahavvülât-ı Zerrat 4 /Levh-i Mahfuz ve Zaman |Takdim Mustafa Baltacıoğlu
Автор: Kastamonu Tefekkür
Загружено: 2025-10-18
Просмотров: 484
Описание:
Amma "Levh-i Mahv-İsbat" ise, sabit ve daim olan Levh-i Mahfuz-u A'zam'ın daire-i mümkinatta, yani mevt ve hayata, vücud ve fenaya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ve yazar bozar bir tahtasıdır ki, hakikat-i zaman odur.
Evet herşeyin bir hakikatı olduğu gibi, zaman dediğimiz, kâinatta cereyan eden bir nehr-i azîmin hakikatı dahi, "Levh-i Mahv-İsbat"taki kitabet-i kudretin sahifesi ve mürekkebi hükmündedir.
لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ
}
Sözler - 548
Şu mevcudat, irade-i İlahiye ile seyyaledir.
Şu kâinat, emr-i Rabbanî ile seyyaredir.
Şu mahlukat, izn-i İlahî ile, zaman nehrinde mütemadiyen akıyor.. âlem-i gaybdan gönderiliyor, âlem-i şehadette vücud-u zahirî giydiriliyor, sonra âlem-i gayba muntazaman yağıyor, iniyor.
Ve emr-i Rabbanî ile, mütemadiyen istikbalden gelip, hâle uğrayarak teneffüs eder, maziye dökülür.
Mektubat - 239
Çünkü meşiet-i İlahiye hâkim-i mutlaktır, mahkûm olamaz.
Her hâdisenin gizli bazı şeraiti bulunabilir ki, sarahatsiz olan işarat-ı Kur'aniye o şeraite göre remzen ihbar eder.
Şerait bulunmazsa tebeddülü, o işarî ve ihtimalli olan ihbarat-ı Kur'aniyeyi cerh etmez.
Hem Levhü'l-Mahfuz'un hâdisat-ı zamaniye dairesinde bir nüshası olan ve Levh-i Mahv-İspat tabir edilen kabil-i tebdil bir sahife-i kaderiye vardır ki, bazı esbabla değiştirilebilir.
Nasıl ki hadîs-i sahihte vârid olmuş ki: Bazen bela nâzil olur, karşısına sadaka gibi bir hasene-i mühimme çıkar mukabele eder.
Bela ref' olur.
O kader dahi tahavvül eder.
Hattâ ecel-i mübremden ayrı olan ecel-i muallak geldiği halde, bir vesile ile teehhür ettiğini bir kısım ehl-i tahkik hükmetmişler.
Hattâ Gavs-ı Geylanî birisinin ecel-i mübremi hususunda dahi meşiet-i İlahiyeden istimdad ve niyaz ile tehirine vesile olduğunu, ehl-i keşf haber vermişler.
Rumuzat-ı Semaniye - 238
"Eğer seneler, karnlar adedince yere giydirilip sonra intizam ile çıkarılıp geçmiş zamanın ipine asılan ve yeniden giydirilecek ve kemal-i intizam ile kader dairesinde programları ve biçimleri çizilen ve tayin olunan ve gelecek zamanın şeridine takılan ve intizamlı ve hikmetli, ayrı ayrı nakışları bulunan
Sözler - 595
Demek bir Kadîr-i Zülcelal var ki, bu kâinatı hiçten icad ederek her senede belki her mevsimde, belki her günde birisini icad eder, ehl-i şuura gösterir ve sonra onu alır, başkasını getirir.
Birbiri arkasına takıp zincirleme bir surette zamanın şeridine asıyor.
Elbette bu âlem gibi birer kâinat-ı müteceddide hükmünde olan her baharda gözümüzün önünde hiçten gelen ve giden kâinatları icad eden bir Zât-ı Kadîr'in mu'cizat-ı kudretidirler.
Elbette âlem içinde her vakit âlemleri halkedip değiştiren zât, mutlaka şu âlemi dahi O halketmiştir.
Ve şu âlemi ve rûy-i zemini, o büyük misafirlere misafirhane yapmıştır.
Sözler - 684
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: