HZ. NUH KISSASI | KEŞŞAF MEKTEBİ
Автор: KEŞŞAF MEKTEBİ
Загружено: 2024-01-15
Просмотров: 596
Описание:
HZ. NUH KISSASI | KEŞŞAF MEKTEBİ
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ 1
1 . Hiç şüphesiz Nuh’u kavmine: “Kendilerine can yakıcı azap gelmeden önce onları uyar.” diye gönderdik. (71/Nûh, 1)
2, قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ
2 . Demişti ki: “Ey kavmim! Hiç şüphesiz ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.” (71/Nûh, 2)
اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَط۪يعُونِۙ 3
3 . “Allah’a ibadet edin, O’ndan korkup sakının ve bana itaat edin.” (71/Nûh, 3)
يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا يُؤَخَّرُۢ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ 4
4 . “(Buna karşılık) günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirlenmiş bir süreye kadar ertelesin. Şüphesiz ki Allah’ın eceli, (size) geldiğinde ertelenmez. Keşke bilmiş olsaydınız.” (71/Nûh, 4)
قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي دَعَوْتُ قَوْم۪ي لَيْلًا وَنَهَارًاۙ 5
5 . Demişti ki: “Rabbim! Kuşkusuz ben, kavmimi gece gündüz (tevhide) davet ettim.” (71/Nûh, 5)
فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَٓاء۪ٓي اِلَّا فِرَارًا 6
6 . “Benim davetim, yalnızca onların kaçışını arttırdı.” (71/Nûh, 6)
وَاِنّ۪ي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُٓوا اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَاَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًاۚ 7
7 . “Onları bağışlayasın diye, kendilerini her (tevhide) davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, (küfürlerinde) ısrar ettiler ve büyüklendikçe büyüklendiler.” (71/Nûh, 7)
ثُمَّ اِنّ۪ي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًاۙ 8
8 . “Sonra hiç şüphesiz, onları açıktan davet ettim.” (71/Nûh, 8)
اِنّ۪ٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَارًاۙ 9
9 . “Sonra muhakkak onlara (davetimi) ilan ettim. (Bazen de) iyiden iyiye gizledim. (Her biriyle ayrı ayrı özel olarak konuştum.)” (71/Nûh, 9)
قُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ اِنَّهُ كَانَ غَفَّارًاۙ 10
10 . “Dedim ki: ‘Rabbinizden bağışlanma dileyin. Çünkü o (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğaffâr’dır.’ ” (71/Nûh, 10)
يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًاۙ 11
11 . “(İstiğfarınıza karşılık) üzerinize gökten bolca yağmur yağdırır.” (71/Nûh, 11)
وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ اَنْهَارًاۜ 12
12 . “Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunur, sizin için bahçeler ve nehirler var eder.” (71/Nûh, 12)
ا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلّٰهِ وَقَارًاۚ 13
13 . “Size ne oluyor da Allah’a gerektiği şekilde saygı göstermiyorsunuz/Allah’tan hakkıyla korkmuyorsunuz!” (71/Nûh, 13)
وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا 14
14 . “Oysa O, sizi merhale merhale yaratmıştır. (Nutfe merhalesi, embriyo merhalesi...)” (71/Nûh, 14)
اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۙ 15
15 . “Görmediniz mi? Allah yedi göğü, nasıl da katman katman (birbirine uyumlu) yaratmıştır.” (71/Nûh, 15)
وَجَعَلَ الْقَمَرَ ف۪يهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا 16
16 . “Ay’ı (gökler içinde) bir nur, Güneş’i de aydınlatan bir kandil kılmıştır.” (71/Nûh, 16)
وَاللّٰهُ اَنْبَتَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ نَبَاتًاۙ 17
17 . “Allah, sizi yerden bitki (gibi) bitirdi.” (71/Nûh, 17)
ثُمَّ يُع۪يدُكُمْ ف۪يهَا وَيُخْرِجُكُمْ اِخْرَاجًا 18
18 . “Sonra (öldüğünüzde) sizi ona döndürür. Sonra sizi (diriltip oradan) çıkarır.” (71/Nûh, 18)
وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطًاۙ 19
19 . “Allah yeryüzünü sizin için bir yaygı kıldı.” (71/Nûh, 19)
لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا۟ 20
20 . “Ki onun geniş yollarında gezip dolaşasınız diye.” (71/Nûh, 20)
قَالَ نُوحٌ رَبِّ اِنَّهُمْ عَصَوْن۪ي وَاتَّبَعُوا مَنْ لَمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوَلَدُهُٓ اِلَّا خَسَارًاۚ 21
21 . Nuh demişti ki: “Rabbim! Şüphesiz ki onlar, bana isyan ettiler. Mal ve çocukları, hüsranını arttırmaktan başka bir işe yaramayan kimselerin peşinden gittiler.” (71/Nûh, 21)
وَمَكَرُوا مَكْرًا كُبَّارًاۚ 22
22 . “Ve büyük büyük tuzaklar kurdular.” (71/Nûh, 22)
وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًاۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًاۚ 23
23 . “Ve dediler ki: ‘Sakın ha ilahlarınızı bırakmayın. Ved, Suva, Yeğus, Yauk ve Nesr’i de bırakmayın.’ ” (71/Nûh, 23)
وَقَدْ اَضَلُّوا كَث۪يرًاۚ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا ضَلَالًا 24
24 . “Muhakkak ki çok kimseyi saptırdılar. O zalimlerin sapıklıklarından başka bir şeyini arttırma.” (71/Nûh, 24)
مِمَّا خَط۪ٓيـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَارًا 25
25 . Onlar hataları/günahları nedeniyle (tufanda) boğuldular. (Ahiretteyse) ateşe sokuldular ve kendileri için Allah’ın dışında yardımcı bulamadılar. (71/Nûh, 25)
وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِر۪ينَ دَيَّارًا 26
26 . Nuh demişti ki: “Rabbim! Yeryüzünde yurt edinen tek bir kâfir dahi bırakma.” (71/Nûh, 26)
#tefsir #tefsirsohbetleri #arapça #iman #hzmusa #hzadem #kitap #inkar #hznuh #nuh #peygamberlerinhayatı #nuhun #nuh #nuhtufanı #şeriat #putla #tevhid #tevhidmüdafaası #tevhidveşirk
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: