Elma'nın Başkenti YOMRA Trabzon - Doğu Karadeniz #13 (with Eng Sub)
Автор: ARES GORDON
Загружено: 2022-01-09
Просмотров: 6142
Описание:
Merhaba. Doğu Karadeniz İl ve İlçe Merkezleri serimizin 13. Bölümünde bugün Trabzon’un şirin ilçesi Yomra’dayız.
Keyifli seyirler.
Tarih boyunca birçok kavimlere yurt olmuş gelen geçen kavimlerden birçok şeyler almış ve vermiş olan Yomra, uzun zaman Trabzon'un bünyesinde köy olarak kalmış ve ismini duyuramamıştır.
Trabzon'un eskiliği kadar maziye sahip fakat Trabzon'un sahip olduğu tarihi eserler kadar zengin değildir. Daha çok Trabzon'un yerli halkının zeametleri olarak tahsis edilmiş olduğundan buralara yerleşme erken olmamıştır.
Yomra, Trabzon'un ekili biçili arazileri ve meyve ihtiyacını karşılamaktaydı. O yıllarda Yomra'da armudun, elmanın, fındığın, kirazın, karayemişin, üzümün ve incirin en alası yetiştirilmekteydi.
Doğu Karadeniz bölgesi elmanın gerçek vatanı olarak gösterilmektedir ki ilk yetiştiricileri Eti'lerdir. Hititlerden kalma ağaçlara sarılarak giden üzümler ile elmanın çeşitleri, çekirdeksiz elma, laz elması, sinop elması, bugün bile en çok yetiştirilen meyveler arasındadır.
Şakir Şevket'in 1928 yılında yazdığı "Trabzon Tarihi" adlı eserinde Yomra için şöyle demektedir: "iş bu Yomra nahiyesinde ala üzüm ve armut ve bir nevi çekirdeksiz elma hâsıl olur. Trabzon meyvesi ekseriyet buradan gelir." Bunun için Yomra ismini yetiştirdiği elmadan almıştır.
Kemal Karadenizli de "Trabzon Tarihi" eserinde aynı hususlara temas ederek "bu nahiye, üzüm, armut ve bir nevi çekirdeksiz elma yetiştirmekte ve Trabzon'un meyve ihtiyacını karşılamaktadır." ifadesini kullanmaktadır.
17. yüzyılda Yomra'dan geçen Evliya Çelebi, ünlü seyahatnamesinde çevrede gördüğü meyveleri şöyle anlatmaktadır: "Yiyeceklerinden meyvaları, bilhassa kiraz, lahican armudu, Gülabi armudu, Namık üzümü, meleki üzümü ve frenk üzümü gayet nefis olur. Badılcan inciri derler bir inciri olur. Bu incir o kadar lezzetli olur ki benzerine Nazilli'de bile rastlanmaz."
Milattan önceki yıllarda buralarda oturan Hitit ve Haliblerin balıkçılıkta çok ileri gittikleri, hatta Haliblerin balığı tuzladıkları ve salamura yaptıklarını görmekteyiz.
Ayrıca bu bölgede demircilikte çok ileri idi. Orta Asya göçleriyle gelen Türkler mukaddes saydıkları demircilik sanatını buraya kadar taşımışladır.
Yomra’nın en önemli özelliği: burada muhteşem inşaat faaliyetlerinin sürdürülmesidir. Burada adeta bir Arap şehri kurulmaktadır. Şeyhin yaptırdığı lüks otele “Arap şehri” deniliyor. Burası bir otel binasından öte, tam bir yapılar kompleksidir. İçinde yüzme havuzundan tutun alışveriş merkezine kadar her şey var.
Hemen tepenin üst tarafına doğru yapılan yapılar, son 3 yıl içinde tamamlanmıştır. “Kıyı Sahil Kanunu” değişince, kıyı boyunda yüksek katlı binaların yapılması mümkün olmuş ve bu durum özellikle Yomra’da yoğun olarak kullanılmıştır. Hepsi deniz gören, çok katlı binalar, rezidanslar inşa edilmiş ve bir taraftan hala inşa edilmeye devam edilmektedir. Buna bağlı olarak burada çok sayıda Arapça tabela göreceksiniz.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: