(370) Kırık Manalı Furkan Sûresi 21-32 | Arkadaş Pişmanlığı!
Автор: Kuranı Anlıyorum
Загружено: 2025-04-18
Просмотров: 4972
Описание:
Kırık Meal Dersi Sayfa: 361| Ders: 370 | Furkan Sûresi 21-32 |19.cüz
İsmail Yaşar ile Kur'ân-ı Anlıyorum, Kelime Manalı Meal ve Tefsir Dersleri
Kur'ân-ı Mecîd Meali:
﴾21﴿ Bir de o kimseler ki (dirilmeyi inkâr ettikleri için) Bize kavuşmayı ümit etmemektedirler (işte onlar): “Bizim üzerimize melekler indirilseydi (de peygamber olarak bize insanlar değil de onlar gönderilseydi, böylece en azından Muhammed’in doğruluğunu bize onlar bildirseydi) ya! Yâhut Rabbimizi görseydik (de, Muhammed’e uymayı bize O emretseydi) ya!” dedi(ler). Andolsun ki; muhakkak onlar kendi nefisleri hakkında çok büyüklük (varsayıp, Allâh-u Te‘âlâ’yı görmek gibi çoğu peygambere bile nasip olmamış bir makāma kendilerini lâyık) görmüştürler. Üstelik onlar (açık mûcizeleri gördükleri hâlde görmezden gelip, kutsal ruhlara bile nasip olmayan makamları murdar nefislerine yakıştırarak) çok büyük bir azgınlıkla (hareket ederek) zulümde haddi aştılar.
﴾22﴿ (Ölüm ve azap) melekleri(ni) görecekleri günde (durumları hiç de iyi olmayacaktır)! (Melekler kâfirlere diyecekler ki): “İşte bugün o (sizin gibi şirke düşmüş) suçlular için hiçbir müjde yoktur!” Yine onlar: “İyice yasaklanmış tam bir engelleme ile (Allâh size cenneti haram kıldı)” diyecekler.
﴾23﴿ (Ama) Biz o (kâfir ola)nların (misâfir ağırlamak ve sıla-i rahim gibi) yapmış oldukları o (iyi ve kendilerince) büyük (sanılan) amel(i iptal etmey)e yöneldik de, nihâyet onu (etrâfa) tamâmen saçılmış değersiz bir toz (gibi kendisinden fayda görülemeyen değersiz bir şey) hâline getirdik.
﴾24﴿ İşte o gün cennet ashâbı, yerleşim yeri bakımından da çok iyidir(ler); (gündüz ortasında) istirâhat yeri bakımından da çok güzeldir(ler).
﴾25﴿ (Habîbim! Anlat) o günü de ki o (birinci kat) gök o (bembeyaz) bulutla tamâmen parçalan(masının ardından sırayla her bir kat semâ yerlerinden kop)acak ve (oralarda bulunan) melekler görülmemiş bir indirilişle (mahşer arâzisine) peş peşe indirilecek (işte o zaman mülkün sâdece Allâh’a âit olduğu anlaşılacaktır)!
﴾26﴿ (Dünyâda bâzı kullar bâzı işlerde yetkili ve yönetici gibi görünmekteyseler de) işte (hem görünüşte hem de gerçekte) hak (ve bâkî) olan o mülk (ve mülkiyet, yüce saltanat ve genel mânâda tam hükümranlık) o gün sâdece Rahmân’a âittir. Ama o kâfirler üzerine o (kıyâmet günü) çok zor (gelecek) bir gün olmuştur.
﴾27﴿ (Habîbim! Anlat) o günü de ki o (Ukbe ibnü Mu‘ayt adındaki) zâlim (Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e îmân ettikten sonra arkadaşının baskısıyla dinden döndüğü için çok pişman olup) iki elini ısırarak diyecek ki: “Ey (millet)! Ne olaydı keşke ben o Rasûl ile birlikte (kurtuluşa erdirecek) doğru bir yol edineydim.
﴾28﴿ Ey benim helâkim (ve yok oluşum neredesin, gel, tam şimdi senin zamânın geldi)! Ah ne olaydı ben felancayı bir dost tutmayaydım.
﴾29﴿ Andolsun ki; gerçekten bana (büyük bir kurtuluş imkânı) geldikten sonra o (kelime-i şehâdet ve Kur’ân gibi) zikirden beni o saptırdı. Zâten şeytan (gibi saptırıcı arkadaşlar) insanı (helâke sürükleyinceye kadar dostluğunu sürdüren, sonra yardıma en muhtaç olduğu zamanda ise) tamâmen yardımsız bırakan biri olmuştur.”
﴾30﴿ O Rasûl(üm Muhammed) ise (sizi Bana şikâyet etmek için): “Yâ Rabbi! Gerçekten benim kavmim işte şu Kur’ân’ı tamâmen terk edil(erek bir kenara itil)miş bir şey edindiler” dedi.
﴾31﴿ (Habîbim!) İşte sana! Biz böylece (senin için birtakım düşmanlar yarattığımız gibi) her bir nebî için de o (şirk suçunu işlemiş) mücrimler içerisinden büyük düşmanlar yaratmıştık. (Öyleyse onlar gibi sen de sabret! Güzel netîce mutlaka senin olacaktır.) Ama (seni isteklerine ulaştıracak) bir Hâdî ve (düşmanlarına karşı sana yardım edecek) bir Nasîr olarak senin Rabbin yeterli olmuştur.
﴾32﴿ Yine o kimseler ki kâfir olmuşturlar (işte onlar senin peygamberliğine îtirâz etmek için): “(Diğer peygamberlere indirilen kitaplar gibi) Kur’ân (da) onun üzerine toplu bir hâlde tek bir defâda indirilseydi ya” dedi(ler). (Habîbim!) İşte sana! Böylece onun (bir kerede değil de parça)la(ra ayrılarak inzâline hükmettik ve) senin kalbini iyice güçlendirelim (de, Kur’ân’ı kolayca ezberleyebilesin) diye (onu yirmi üç sene gibi uzun bir zaman zarfında peyderpey indirdik)! Bir de Biz onu (sen kolaylıkla anlayasın ve rahatlıkla tebliğ edesin diye) âyet âyet ayırarak tam bir tafsille beyân ettik.
http://kuranimecid.com
📺 Kanalımıza ABONE OLMAK için:
/ kuranıanlıyorum
📺 VAAZ ve FETVA Kanalımıza Abone Olmak için:
/ İsmailyaŞar
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: