OSMANLI'DA İLK İDAM EDİLEN ALİM ŞEHİT MOLLA LÜTFİ TÜRBESİ
Автор: Zagor TV
Загружено: 2020-09-12
Просмотров: 2676
Описание:
Zagor TV'den herkese merhaba kıymetli dostlar. İstanbul'daki türbeleri ziyaret etmeye devam ediyoruz ve bugünkü durağımız, Şehit Molla Lütfi Türbesi.
Molla Lütfi’nin asıl adı Lütfullah olup Tokat’ta dünyaya gelir. Çağının büyük âlimlerinden olan babası Kutbeddin Hasan’dan ilk derslerini almıştır. Hangi tarihte İstanbul’a geldiği ise belli değildir. Burada Hızır Bey’in oğlu meşhur Tazarruname sahibi Sinan Paşa’ya intisap edip onun derslerine devam etmiştir. Asıl adı Lütfullah olmasına karşı Molla Lütfi diye anılan bu bilge kişi öyle bildik, sıradan bir âlim değildir. "Delilik" ünvanını kıyafeti nedeniyle hak ettiği rivayet olunsa da, dilini tutmak nedir bilmeyen ve sözünü esirgemeyen tavrıyla bu unvanı fazlasıyla hak ettiği anlaşılmaktadır. Müderrisliğe Ayasofya Medresesi nde ders vermekle başlar. Hocası Sinan Paşa nın tavassutuyla hükümdar kütüphanesinde "Hafız-ı kütüp" olarak görev yapar. Molla Lütfi için bu görev hayatının en bereketli dönemidir. Çünkü ilim ve fenleri tanımak için hummalı bir şekilde durmadan okur ve ilmini ilerletir. Sonra Bursa, Edirne, Filibe ve İstanbul medreselerinde görev yapar.Molla Lütfi âlimdir, zekidir, latifecidir. Yani iyi olmasına iyi, bilgili olmasına bilgilidir ama büyük bir "kusuru" vardır. O kusuru da sözünü ve gözünü budaktan esirgememesidir. Ne âlim tanır konuşurken, ne de devlet adamı. Kısacası, ölçü nedir bilmez. Zaten bu sivri dilli ve ölçüsüz olması onun başına çok işler açmıştır. Padişah huzurunda dahi yapılan tartışmalarda lisanıyla padişahları üzdüğü gibi, gözden düşmesine de neden olmuştur. "Belirtildiğine göre bir gün Sultan Fatih bir kitap almak için kütüphanesine gelir ve Molla Lütfi ye hitaben işaret ettiği kitabın kendisine verilmesini emreder. Yüksek bir yerde olan kitabı almak için Molla Lütfi yerde bulunan bir mermer parçasının üzerine basarak kitabı Padişaha vermek ister. Onun bu hareketini gören Fatih: "Neyledin, ol taş Hz. İsa Aleyhisselamın mevlididir; ol taş üstüne doğmuştur." der. Molla Lütfi ses çıkarmaz ve hizmetine devam eder. Kitaplar arasında eski bir bez parçası dikkatini çeker. Güveler yemiş, delik ve tozlu bezi alır, büyük bir saygı ile götürüp Sultan Fatih in dizinin üstüne koyar. Sultan bu durumdan huzursuz olur ve bu eski bez parçasını neden getirdiğini sorar. Molla Lütfi: "Devletlû Efendim, neye bî- huzur olursuz? Bu bez İsa Peygamberin beşiği bezidir" diye cevap verir."İğneli kişiliği, dik başlı tavrıyla ve nüktedanlığıyla dikkatleri üzerine çeken Molla Lütfi, aynı zamanda şiirlerle de meşgul olmuştur. Nitekim kendisine "Şair misin?" diye sorulduğunda, İmam Şafii ye isnad edilen ve mealen "?Eğer şiir söylemek âlimler hakkında bir nakise teşkil etmese idi, ben, Lebib den daha şair olur ve ondan daha güzel şiir söyler idim" beytini tekrar ettiği belirtilir.Hayatında sadelik ve tabiilik onun bir başka özelliğidir. Gösterişe düşkün değildir. Lâkin haksızlık ve yanlışlık karşısında sabırsızdır. Giyim konusunda olabildiğince basit giyinen ve halkın giyimiyle özdeş olan giysisiyle, kompleksiz tavrıyla dikkati çeker. Müderrislik sırasında ise atına binerek medreseye geldiği, atını kendi eliyle yemlediği, sonra da derse girdiği, ikindi vaktine kadar devam eden dersi tamamlayarak medreseden ayrılıp, Şeyh Vefa Zaviyesi nde akşam ezanına kadar Sahih-i Buhari den ders okuyarak açıklamalar yaptığı, zaman zaman ise derslerinde hadisleri açıklarken gözyaşlarını tutamadığı rivayet olunur. Molla Lütfi ya da "Deli Lütfi" namlı bu bilgenin hayatındaki en büyük dram ise idam edilişidir. Molla Lütfi, rivayete göre bir dersinde Hz. Ali nin vücuduna batan oku namaz kıldıkları esnada çıkardıklarını ve Hz. Ali nin bunu fark etmediğini söyleyerek "İşte namaz dediğin böyle olur, bizim namazlarımız bunun yanında bir eğilip doğrulmadan ibarettir." şeklinde namazın ehemmiyetini açıklar. Bu sözleri üzerine, talebelerinin tepkisi ile karşılaşır. Bir kısım çevrelerce "Deli Lütfi"nin bu sözleri "namazı eğilip doğrulmaktan ibaret sayıyor" şeklinde yorumlanarak kendisine "zındıklık" isnad olunur. Şeyhülislâm Efdalzâde nin katle sebebiyet verecek bir hadise olarak görmediği bu durum, kendisine hasım olan Hatibzâde ve Molla İzari gibi kimselerin katline fetva vermeleriyle sonuçlanır. Molla Lütfi, At Meydanında idam edilmek üzere götürülürken, halkın, yolun iki tarafına toplanarak kendisine övgü dolu sözler söylediği ve imanına şehadet getirdiği belirtilmektedir. 1494 te idam edilen Molla Lütfi, Defterdar Mahmut Çelebi Mescidi haziresine defnedilir.
Kıymetli dostlar; Bu paylaşmış olduğum video'nun sizler için yararlı veya faydalı olduğunu düşünüyorsanız, "BEĞEN" ya da "PAYLAŞ" butonuna basarak ve kanalıma "ABONE" olarak bana destek olabilirsiniz. Şimdiden herkese teşekkür ederim. İyi seyirler.
Zagor TV Resmi Web Sitesi: http://www.zagor.tv
İnstagram adresim: / zagor.tv
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: