Düştün Yine Bir Şuhi Sitemkâre Gönül - Nota Eşliğinde Karaoke (Ahenk: Kız Neyi - B)
Автор: Bekir GÜLSÜN
Загружено: 2026-01-21
Просмотров: 470
Описание:
Beste: Lâtif Ağa
Güfte: ?
Makam: Mahur
Usûl: Aksak
Düştün yine bir şûh-i sitemkâre gönül
Pervâne gibi şûle-i dildâre gönül
Olsan elem-i aşk ile sad-pâre gönül
Uslanmayacaksın sana yok çâre gönül
LATİF AĞA (1815 -1885)
Latif Ağa, 1815 yılında doğdu. Osmanlı Sarayı içinde, idari fonksiyonunun yanı sıra ilim, kültür ve sanat akademisi vasfında olan Enderun’da yetişti ve Enderun’un en önemli musiki hocaları arasında sayılmaktadır. Enderun’daki diğer vazifesi sebebiyle “Suyolcu” namı ile de anılır. Suyolcular, başta sarayın ve tüm şehrin suyollarının güzergâhlarının tayini, imarı ile meşgul olurlar, yanlarında yeteri kadar usta ve kalfa çalıştırmak suretiyle, suyolu ve tesisatlarının inşa, tamir ve tadiline nezaret ederlerdi. Suyolcular sefer zamanlarında ise hassa mimarları ile birlikte, sefer güzergâhındaki yol ve köprülerin imar ve inşasında önemli vazifeler alırlardı.
Enderun’da dini vazife alanlara daha çok “Efendi”, din dışı vazife alanlara da “Ağa” unvanı ve rütbesi verilmiştir. Ağa’lık rütbesi ise, sancak beyliğine eş ve zaman içinde tuğ veya tüm generallik ayarında kabul edilmiştir.
Latif Ağa, Mızıka-i Hümayun şefi Kanuni Mehmet Bey’in hocasıdır. Latif Ağa’nın diğer talebeleri arasında, devrin önemli musikişinasları, Tamburi Ali Efendi, İsmail Hakkı Bey, Medeni Aziz Efendi ve Guatelli Paşa önde gelenleridir.1885 yılında hayata gözlerini yumdu. 30 kadar eser vardır.
Latif Ağa, Hacı Arif Bey’den önce şarkı formunu benimseyen bir bestekârdır. Zira aynı musiki muhitini paylaşan bu musikişinaslar arasındaki on beş yaş farkı hoca-talebe olunabilecek kadar bir kuşak farkını oluşturmaktadır. Günümüze kadar süregelen eserleri şunlardır:
Arz-ı hâl için sultâna geldim
Fer bulur dîdem cemâlinle şehâ
İnanmaz vâ'd-i vasl-ı yâre gönlüm
Açıldı sîneme bir tâze yâre
İltifat eyler iken ey gonce-leb
Zamanı var ki her bezmim anarsın (ararsın)
Bir melek-peykersin ey Yusuf-lika
Sen beni bir bûseye ettin fedâ
Zaman geçti ol gül-rûye gider yok
Derûnî oldum efgenden
Yoktur zaman gel mâhım heman gel
Yorulmuş ol keman-ebrû Hisâr
Can mısın cânân mısın bildir bana
Nice hâlim edem takrir Kürdîli_
Düştün yine bir şûh-i sitemkâre gönül vay
Te'lif edebilsem feleği âh emelimle
Esîr etti beni bir şûh-i gaddar
Gönlüm alıp ey kâşıyâ...
Nâz ile süzdün o çeşm-i fülfülü
Süzdükçe çeşm-i nergisin
Gel sevdiğim affet beni
Doğdu ol Şems-i Hakîkat Burc-ı Vahdet'ten bu şeb
Bir merd-i Hakk'ı bul intisâb et
Ah bu âşıklık ne müşkil kâr imiş
Nergisler olur yaman uyan gel aman aman
Ey gül-i gülşen-serây-ı hüsn ü ân
Firkatinle beni mecnûn ettin
Gayet güzeldir cism-i rû
Tâ cemâlin gördüğüm günden beri
Var mı hâcet söyleyim ey gül-beden (gül-tenim)
Ateş-i aşkın harâb etti dil-i sûzânımı
Ey nahl-i emel lûtf eyleyip gel
İyd-i ekberdir cemâlin nice can kurban olur
Va'din unutma ey peri
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: