Jeon Jungkook ile hayal et|Eski eşin ile barda karşılaşırsınız|oneshot
Автор: Jeonjunkookieew#araverdi lgs icin geri donecek
Загружено: 2025-11-17
Просмотров: 6183
Описание:
Jeon Jungkook ile hayal et
Eski eşin ile barda karşılaşırsınız
❗️kapak tasarımı bana aittir
❕hikaye fikri bana aittir
❗️argo olabilir
❕sarki ile okuyun
❗️yazim yanlisi olabilir sorryy
Jeon Jungkook
Jeon Eun
Elimdeki albümle bakışıyorduk. Açmaya korkuyor ama bir o kadar da bakmak istiyordum. Ellerim albümün üzerindeki “JJK” ile “JE” yazısında gezindi. Albümü cesaret edip açamayacağımı anladığımda, kilitli çekmeceye geri koyarken bana hediye ettiği penaya değdi elim. Sevgililer gününde gitar çalmıştı bana; o günün hatrına hediye etmişti. Yaşadığımız anılar bir bir gözümün önünden geçerken telefonumun çaldığını duydum. Elimdeki penayı çekmeceye geri koyup kilitlediğimde hâlâ çalmakta olan telefonumu elime aldım. Arayan Areum’du. Bayadır görüşmüyorduk. Neden aradığını öğrenmek için telefonu açtım ve hoparlöre aldım.
E: Alo
A: Selam Eun, nasılsııın?
E: İyi Areum, sen?
A: Ben de iyiyim sağ ol canım. Diyorum ki bara mı gitsek? Hem bayadır görüşmüyoruz hem de sana anlatacak çok dedikodum var.
E: Areum ben gelmese—
A: İtiraz istediğimi hatırlamıyorum. Saat 9’da alırım seni, bay bay aşkım.
Dedi ve cevap vermeme izin vermeden kapattı. Saate baktım, 18.45’ti. Yani hazırlanmak için bolca zamanım vardı. Oflayarak banyoya ilerledim. Üzerimdekilerden bir çırpıda kurtulup banyoya girdim ve suyu açtım.
Hızlı geçiş
Banyodan çıktım ve üzerime bornozumu geçirdim. Tekrar telefonuma baktığımda saatin 19.30 olduğunu gördüm. Banyoda bayağı vakit geçirmiştim ama hâlâ bir buçuk saatim vardı. Odama doğru yürüyüp gardırobumun karşısına geçtim. Elime geçen ilk elbiseyi aldım. Uzun bir elbiseydi ama sağ bölümünde de uzunca bir yırtmacı vardı. Güzel bir elbiseydi; uzun zamandır bunu neden giymediğime şaşırdım. Neyse deyip bornozumu çıkarıp elbiseyi üzerime geçirdim ve yandan fermuarını çektim. Üzerime tam oturduğundan emin olduğumda aynanın karşısına geçtim ve elbisenin fiziğimi bayağı belli ettiğini gördüm.
Aynanın karşısından çekilip makyaj masama geçtim. Saç kurutma makinemle saçımı kuruttum. Saçım doğal düz olduğu için ısı uygulama ihtiyacı bulmadım ve direkt makyaja geçtim. Ağır, siyah alt tonlu bir makyaj uyguladım gözlerime; ardından kırmızı rujumu sürdüm. Saate baktığımda 20.30’u gösteriyordu. Daha yarım saat vardı; bu yarım saatte sigara içebilirdim.
Balkona ilerledim ve sehpada olan paketten bir sigara çıkardım. Dudaklarıma götürüp elimle perdeleyerek çakmağı yaktım. Bir duman çektim, sonra bir tane daha… Zaman nasıl geçti bilmiyorum ama sigaramın son dumanını çektiğim gibi telefonum çaldı. Arayan Areum’du.
A: İn hadi, bekliyorum.
E: Tamam.
Telefonu kapatıp çantamı aldım, kapıyı açıp dışarı çıktım. Dışarıda arabaya yaslanmış, mavi pullu elbiseli Areum’u gördüm. O da oldukça güzel gözüküyordu. Areum’un beni görmesiyle ağzı açık kaldı.
A: Oha taş hatun, analar neler doğuruyor be!
Dediğinde sırıttım.
E: Sen de çok güzel olmuşsun Areum.
Hâlâ ağzı açık bir şekilde bana bakan Areum’a kısa bir şekilde gülüp:
E: Sen bu hâlde arabayı kullanamayacaksın herhalde.
Areum kendini toparlayıp:
A: Yok yok, kullanırım.
Deyip sürücü koltuğuna geçti ve ben de yanına oturdum.
Hızlı geçiş
Bara geldiğimizde arabadan sakin adımlarla indim ve bar kapısına doğru yürüdüm. Areum da arabayı kilitleyip arkamdan yürüdü. Kapı açıldığı gibi yüzüme vuran alkol kokusu yüzümün buruşmasına sebep oldu. İçeriye doğru ilerlediğimizde bulduğumuz ilk boş masaya yerleştik; sahnenin tam önündeydi bu masa. Sahnede ise iç çamaşırı denmeyecek açıklıkta giyinen kadınlar sarhoşluğun etkisiyle dans ediyorlardı. Bazıları erkeklerin kucaklarında oturmuş sürtünüyordu.
Daha fazla iğrenmemek adına Areum’a içki alacağımı söyleyip yanından ayrıldım. Rastgele bir sandalyeye oturup barmene kırmızı şarap istediğimi söyledim. Şarabım geldiğinde kadehin ince uzun kısmından tutarak bir yudum aldım. Yanıma biri oturdu, barmene eliyle işaret etti ve:
?: Bol buzlu bir viski.
Ses oldukça tanıdıktı ama başkasıyla karıştırdığımı düşünerek adamın yüzüne bakma gereği duymadım. Fakat tekrar konuştuğunda:
?: Merci.
O “merci” deyiş… Tek ona aitti. Kimse o kadar kalın ve çekici bir tonda merci demezdi.
Gözüm kapalı bir şekilde adama döndüm ve o olmaması için içimden dua ettim. Gözlerimi açtığımda içkisini yudumlayan Jungkook’u gördüm ve istemsizce dilimden:
E: Jeon…
Kelimesi döküldü. Nasıl duydu bilmiyorum ama ağır hareketlerle bana döndü ve aynı kelime onun dudaklarından da döküldü:
Jk: Eun…
Kalbim delicesine atıyor, midem bulanıyordu. Gözlerimin dolduğunu hissettiğimde şarabımı alıp dışarı çıkmak için hareketlendim fakat kolumun tutulmasıyla olduğum yerde kaldım. Kolumu bırakıp ayağa kalktığında boylarımız eşitlendi ve konuştu:
Jk: Konuşalım.
Devamı yorumlardaaa
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: