Pozitivist Felsefe - Part 2
Автор: alper yz
Загружено: 2025-10-26
Просмотров: 93
Описание:
Bölüm 5: Carnap ve Neurath: Mantıksal Dil Çözümlemesi ve Birleşik Bilim Projesi
Bu bölüm, Viyana Çevresi’nin temel mimarları Rudolf Carnap ve Otto Neurath*’ın farklı yaklaşımlarını inceler. Carnap'a göre *metafizik ifadeler, ne deneyimle ne de mantıkla çözümlenebildiği için bilimsel olarak anlamsızdır*; sadece duygusal dışavurum işlevi görür. Neurath’ın toplumsal vizyonu merkeze alınır: Bilimlerin ortak bir *fizikalist dil aracılığıyla birleştirilmesi (Birleşik Bilim). Bu projenin amacı, rasyonel bir toplumsal örgütlenme ve bilimsel ilkelerle toplum planlaması yapmaktır, bu amaçla ISOTYPE sistemi geliştirilmiştir.
Bölüm 6: Tractatus: Dil, Mantık ve Söylenemeyen Karşısında Sessizlik
Erken dönem Wittgenstein*’ın felsefesinin temeli olan *Tractatus Logico-Philosophicus ele alınıyor. Metnin ana tezi, dilin, olgu durumlarını mantıksal resimler (tasarımlar) olarak temsil ettiği Resim Kuramı*'dır. *Anlamlılık*, yalnızca gerçekliği resmedebilen, *doğruluk koşulları belirlenebilen tümcelere aittir. Etik, estetik ve mistik olan, dilin sınırlarının ötesinde kalır; bunlar söylenemez ama gösterilebilir*. Bölüm, Wittgenstein’ın *"Üzerine konuşulamayan konusunda susmalı" çağrısıyla felsefeyi sona erdirme çabasını ve bu çağrının Viyana Çevresi’ndeki yankılarını inceler.
Bölüm 7: Geç Wittgenstein: Dil Oyunları ve Anlamın Toplumsal Pratiği
Wittgenstein’ın Tractatus’taki temsil kuramından kopuşu ve felsefi dönüşümü ele alınır. Anlam*, artık nesneye işaret etmekle değil, dilin *gündelik yaşam pratikleri içinde kullanımıyla belirlenir. Kavramların sabit bir özü olmadığını gösteren aile benzerliği fikri ve dilin bir eylem bağlamı olan Dil Oyunları kavramı incelenir. Özel Dil Argümanı üzerinden, anlamın bireysel içgörüden değil, toplumsal onay ve kurala uymak gibi kolektif normlardan doğduğu gösterilir. Bu yaklaşım, felsefeyi teorik inşaattan, kavramsal karışıklıkları açığa çıkaran terapötik bir etkinliğe dönüştürür.
Bölüm 8: Pozitivizmin Çözülüşü: Yanlışlama, Paradigma ve Yöntem Karşıtlığı
20. yüzyıl bilim felsefesinde pozitivizme yöneltilen en köklü eleştiriler ve ortaya çıkan yeni yaklaşımlar incelenir. Karl Popper*, bilimsel bilginin doğrulama değil, *yanlışlanabilirlik ilkesine dayandığını savunarak, bilimi sürekli eleştiri ve hata düzeltme süreci olarak tanımlar. Thomas Kuhn*’un tezi, bilimsel ilerlemenin doğrusal olmadığını, *olağan bilim ve bilimsel devrimler arasındaki sıçramalarla, yani paradigma değişimleriyle ilerlediğini gösterir. Son olarak Paul Feyerabend*, bilimde evrensel bir yöntem olmadığını savunur; *“Her şey uyar” ilkesiyle yöntem karşıtı anarşizmi ve bilgi çoğulluğunu savunarak bilimsel otoritenin sorgulanması gerektiğini vurgular.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: