Lizbon Depremi | Tanrı Kötü Mü? | Voltaire ve Leibniz
Автор: ylc
Загружено: 2022-09-24
Просмотров: 5878
Описание:
Bu videoda Voltaire ve leibniz arasındaki tanrının kötülüğüne dair tartışmayı ele aldık.
Bu videoyu seslendiren Sercan dostumuzun kanalı ve instagram adresi:
https://www.youtube.com/channel/UCYGo...
/ secodublaj
kendisine abone olup desteklerseniz çok memnun oluruz.
00:00 Lizbon Depremi
01:18 Teodise
03:16 Voltaire'in Eleştirileri
Klasik Batı teizminde Tanrı’nın iyi olduğu ve her şeye gücü yettiği söylenir. Peki, o zaman küresel salgın, deprem, tsunami, kıtlık, orman yangınları vb. doğal afetleri, iyi olduğu için bunların yaşanmasını istemeyen ve her şeye gücü yettiği için canı istediği zaman bunları durdurabilecek olan Tanrı ile nasıl bağdaştıracağız?
Aydınlanma Çağı’nın en büyük filozoflarından biri olan Voltaire (1694-1778), Büyük Lizbon Depremi’nin ardından bu soruyu sormuş ve en meşhur eserlerinden biri olan Candide ya da İyimserlik (1759)’te ele almıştı.
1 Kasım 1755 tarihinde, saat 09.30’da Portekiz’in Lizbon kenti bahsi geçen depremle ve ardından gelen artçı sarsıntılar, yangınlar, tsunami ve sivil itaatsizlikle neredeyse tamamen yıkılmıştı. O gün Azizler Günü’ydü ve çok sayıda insan yıkılan kiliselerin molozları altında kalarak can vermişti. Doğal afetler hakkındaki rakamlar bugün olduğu gibi o zamanlar da muallaktaydı, ancak 200,000 kişilik nüfusa sahip olan şehirde bu felaketler sonucu tahminen 20,000 ilâ 40,000 arasında kişi hayatını kaybetti.
Bugün olduğu gibi o zamanlar da insanlar, Hristiyan inançlarını ve anıtlarını sarsan böylesi bir yıkımın ilahi bir plan olup olmadığını merak etmekteydi.
Kötülüğün çehresinin ötesi
Voltaire Candide’i yazarken Alman filozof Gottfried Wilhelm Leibniz’in (1646-1716) görüşlerinden ve özellikle onun Teodise (1710) isimli eserinde yer alan “Tanrı’nın iyiliği” konulu denemelerinden etkilenmişti. Leibniz’e göre doğal ve ahlaki kötülüklere rağmen yaşamakta olduğumuz dünya mümkün olan dünyaların en iyisiydi. Bu dünya hem şeylerin muhteşem çeşitliliğini hem de doğanın en basit kanunlarını içinde barındırdığı için Tanrı’nın yaratabileceği en iyi dünyaydı.
Leibniz’e göre ahlaki ve doğal kötülükler evrensel iyilik bütünlüğünün bir parçasıydı. O, “Eğer yaşanmış en küçük kötülük bile dünyada eksik olsaydı, hiçbir şeyi ihmal etmeyen ve her şeyi hesaba katan Tanrı tarafından en iyi bulunarak seçilen bu dünya artık olmayacaktı.” demişti.
Leibniz her ne kadar günahların ve mutsuzlukların olmadığı bir dünya hayal etmenin mümkün olduğunu itiraf etse de, “Bu benzer dünyalar iyilik açısından bizim dünyamızdan daha değersizdirler, aşağıdırlar.” değerlendirmesinde bulunmuştu. Diğer bir deyişle Tanrı bütün evrensel yabani otlara rağmen muhteşem bir bahçıvandı.
Leibniz’e göre Tanrı bu dünyayı yaratmadan önce, en iyi olanı seçmek adına bütün mümkün dünyaları birbirleriyle kıyaslamış, böylece tamamen zevk ve tatlılıkla dolu aydınlık bir dünyadansa, acı, karanlık ve mutsuzluğun da uyumla var olduğu bir dünya yaratmıştı.
Leibniz akılsız biri değildi, kötülüğün dünyadaki “çehrelerinin” Tanrı’nın iyiliği ve adaletiyle şiddetle çeliştiğini görmüştü. Fakat yine de dünyada yaşanan kötülüklere izin vermenin Tanrı’ya karşı gelmek olduğu görüşünü reddetti. Ona göre bu, dünyanın altını üstüne getirmek olurdu.
Leibniz, Tanrı’nın savunucusunun bu dünyanın nihai olarak iyi olduğu inancıyla ilerlemesi gerektiğine inanmaktaydı, çünkü bu dünyanın temeli bütün bariz kötülüklere rağmen nihayetinde onu yaratmış olan Tanrı’nın iyiliğine dayanıyordu.
Candide komedisi
Leibniz’in hiç şaşmayan 18. yüzyıl iyimserliği ve ilahi iyiliğe duyduğu sonsuz inancı, kötülüğü ciddiye almakta başarısız mı olmuştu? Voltaire’in düşüncesi bu yöndeydi. Hatta Voltaire kötülüğün ciddi doğasını tepetaklak etmiş, ahlaki ve doğal kötülüğün çok ciddi şeyler olduğuna ve ancak hicivle ele alınabileceklerine inanmıştı.
Candide eserindeki Baron Thunder-ten-Tronckh’un sarayında “metafiziko-teolojiko-kozmolo-nigoloji”[1] eğitmeni olarak görev yapan Dr. Pangloss karakteri, Leibniz’in ta kendisiydi. Pangloss özellikle dinî inançlara sahip olan kişiler (Hristiyan, Yahudi, Müslüman) tarafından işlenen bütün ahlaki ve doğal kötülüklere rağmen, yaşadığımız dünyanın mümkün olan dünyaların en iyisi olduğu inancının sıkı bir savunucusuydu. Dünyada ne yaşanırsa yaşansın, o da tıpkı Leibniz gibi eninde sonunda bunun yaşanabilecek en iyi şey olduğu mantığını yürütebilmekteydi.
Tanrı mutlak iyi ise yer yüzünde neden bir takım kötülükler oluyor?
Tanrı mutlak iyi midir?
Tanrı kötü müdür?
Tanrı gücü yettiği halde neden kötülüklere engel olmuyor?
Leibnizin mümkün dünyaların en iyisi görüşü nedir?
Voltaire niçin leibnize karşı çıkmakta?
Kötülük problemi hakkında leibnizin ve voltairenin görüşleri nelerdir?
#felsefe #din #ateizm #ateist #deizm #deist #bilim #hristiyan #mitoloji #tarih #tanrı
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: