Çamlıdere Gezisi ve Şeyh Ali Semerkandi Hazretleri Türbe Ziyareti | Gezi Videolarım
Автор: Gezi Videolarım
Загружено: 2023-11-06
Просмотров: 430
Описание:
Ankara şehir merkezine 99 km uzaklığı olan, evliyanın büyüklerinden olan Şeyh Ali Semerkandi hazretlerinin türbesinin de bulunduğu Çamlıdere, 1953 yılına kadar Kızılcahamam İlçesine bağlı bucak olarak kalmış, 1953 tarihinde ise ilçe statüsünü kazanmıştır.
Şehir merkezinin konumundan ziyade çevresi doğa severlerin sıkça ziyaret ettiği Benli Yaylası gibi bir çok yaylaya ve doğal güzelliklere sahiptir.
İlçe sınırları içinde bulunan Çamlıdere Barajı'da Ankara'nın en büyük barajı olup, Ankara'lıların büyük ölçüde su ihtiyacını karşılayan bir yerdir.
İlçede her yıl temmuz ayı içinde "Çamlıdere Aluç Dağı Festivali" düzenlenir. Bu festival kapsamında yağlı güreş karşılaşmaları yapılır, müzik şölenleri düzenlenir, Sinsin oyunları oynanır ve sünnet şölenleri tertip edilmektedir.
İlçeyi keşfe çıktığımda dikkatimi şey küçük bir ilçeye göre oldukça çok sayıda müzenin yer almasıdır. Bunlar, Doğa ve Hayvan Müzesi, Soba Müzesi, Tarım Müzesi, Semerkandi Evi Müzesi, Kutsal Emanetler Müzesi, Şeyh Ali Semerkandi Müzesi ve Külliyesi, Terazi Müzesi, Oyun ve Oyuncak Müzesi olarak listeleyebiliriz. Bu müzelerin hepsi de ücretsiz olarak ziyaret edilebilmektedir.
Buraya geldiğinizde mutlaka uğramanız gereken yerlerden en önemlisi evliyanın büyüklerinden Şeyh Ali Semekandi Hazretlerinin türbesidir. Bu büyük zat hakkında kaynaklarda şöyle bilgiler yazmaktadır.
OSMANLI DEVLETİ’NİN KURULUŞ DEVRİNDE ANKARA’NIN ÇAMLIDERE BELDESİNDE YAŞAYAN EVLİYANIN BÜYÜKLERİNDENDİR. 1320 SENESİNDE İSFAHAN’DA DOĞDU. Küçük yaşda Kur'ân-ı kerîmi ezberledi ve muhtelif kırâatlere göre okumasını öğrendi. Genç yaşında; tefsîr, hadîs, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde pek yüksek derecelere kavuştu. Mekke-i mükerreme, Medîne-i münevvere, Şam, Kudüs, Irak, Semerkand, Çamlıdere gibi pekçok beldelerde İslâmiyeti öğretmek, emr-i mârûf nehy-i münker yapmak, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmek için belde belde diyar diyar dolaştı.
Ali Semerkandî, tahsîlini tamamladıktan sonra, Mekke-i mükerremeye gitti. Kâbe-i muazzamada yıllarca imâmlık yaptı. Orada, insanları Ehl-i sünnet îtikâdına uygun bir îmân ile yaşamaları, ibâdetlerini sünnet-i şerîfe uygun yapabilmeleri için çok çalıştı. Mânevî bir işâret ile Medîne-i münevvereye geldi. Orada Resûlullah efendimizin mübârek türbelerinde yedi sene kadar türbedârlık hizmetinde bulundu. Bir gün rüyâsında, Peygamber efendimizin kerîmeleri Fâtımâ vâlidemizi gördü. Rüyâda; "Yâ Ali! Resûlullah'ın huzûruna git. Seni mânevî evlatlığa kabûl buyuracak!" dedi. Ali Semerkandî uyanınca, hemen Resûlullah'ın mübârek huzûruna koştu. Mübârek kabrinin karşısına geçip, diz üzerinde edeble oturdu. Başını önüne eğerek, murâkabe hâlinde beklemeye başladı. Bir müddet sonra Ravda-i mutahheradan Resûlullah efendimizin; "Buyur yâ Ali! Seni mânevî evlâdım olarak kabûl ettim. Kıyâmete kadar bu mûcizem bâkî kalsın. Yâ Ali! Öyle bir beldeye git ki, fakirlikleri sebebiyle beni ziyâret edemeyen ümmetim, seni ziyâret etsinler. Sen benim evlâdım olduğun için, sana yapılan ziyâreti bana yapılmış gibi kabûl ederim." mübârek sözlerini işitti. Bu sözleri, büyük bir zevk ile dinleyen Ali Semerkandî hazretleri, sevincinden ağladı ve Cenâb-ı Hakk'ın verdiği bu nîmetten dolayı şükür secdesi yaptı. Anadolu'ya gitmesi gerektiğini anladı ve hemen harekete geçti.
Ali Semerkandî, bugünkü Ankara'nın Çamlıdere havâlisine geldi. (Çamlıdere'nin eski ismi Şeyhler olup, bu zâta izâfeten verildi.) Çamlıdere'ye bir derviş kıyâfetinde gelen Ali Semerkandî, oradaki insanların çok fakir olduğunu görerek, işâret buyurulan yerin burası olduğunu mânevî keşf ile anladı. Buradaki insanların irşâdı için, Allahü teâlânın emirlerini bildirmek, yasaklarından sakındırmak için yıllarca çalıştı. Pekçok talebeleri oldu. İslâmiyeti yaymak için çalıştı. 1457 Yılında Rahmeti Rahman'a kavuşmuştur.
Bu büyük zatın bir çok kerameti görülmüştür. Onlardan bir tanesini sizlerle paylaşmak isterim.
Yaz mevsiminde, kadınlar tarlada ekin biçiyorlardı. Oralarda sığır otlatan Ali Semerkandî, namaz vakti girdiği hâlde abdest tâzeleyecek bir su bulamadı. Âsâsını yere vurarak; "Çık, yâ mübârek!" deyince, yerden gövde kalınlığında bir su çıktı. Sular, hızla meyilli arâzide etrâfa yayılırken, kadınlar bağırmaya başladılar: "Su çıkarmanın da zamânı mı? Ekinlerimiz sular altında kalacak..." Bunun yanısıra, Ali Semerkandî'ye hakâret dolu sözler ettiler. O da suyun çıktığı yere bakarak; "Ey mübârek su! Ne çıktığın belli olsun, ne de aktığın!" buyurdu. Bu söz üzerine suyun çıktığı yer, kuyu ağzı gibi olup hareketsiz kaldı.
Videomu beğendiyseniz beğen butonuna basarak bana destek olursanız memnun olurum. Ayrıca gezi videolarını seviyorsanız ve kanalıma hala abone değilseniz, yeni gelecek gezi videolarımı kaçırmamak ve ilk izleyenlerden olmak için abone olup zil butonunu aktif etmeniz yeterli olacaktır.
Tüm Gezi Videolarım: • Bursa Gezisi | Bursa Tarihi Yerler ve Burs...
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: