AMY WINEHOUSE | "27 yaşında bir erkek tarafından ölüme sürüklenen Dünya yıldızı"
Автор: MegaSinn
Загружено: 2024-07-17
Просмотров: 113939
Описание:
#kimdir #gündem #ünlüler
Aldığı ödüllerle rekorlar kitabına giren, babasının yokluğunu alkode ve uyştucuuudda arayan yaşam tarzıyla ve yaşadığı aşklarla halkın hedefi haline gelen sıra dışı bir kadının sıra dışı hikayesi bu... Soyadı türkçeye şarapevi evi olarak çevrilir. O da soyadına vurgu yaparak alkolik biri olduğunu her zaman söylemiştir. Alkol ve uyuşşşttucu onun en yakın dostları oldu. Ancak onun asıl bağlılığı sevdiği adamdı ve onu yavaş yavaş yok edecekti... Amy janis seaton ve mitch winehouse çiftinin 2. çocukları olarak londrada 14 eylül 1983'te dünyaya geldi. Aİlesi londra'ya göç etmiş yahudilerdendi. Rus olan annesi eczacı taksici polonyalı olan babası ise taksiciydi. İleride caz ve soul müziğin kraliçesi olarak anılacak olmasını ailesinin müzik geçmişine borçluydu. Akrabaları arasında özellikle anne tarafında birçok caz müzisyeni vardı. Babannesi ve eczacı olan annesi de caz şarkıcısıydı.. Amy kötü bir öğrenciydi yanlış arkadaş seçimleri yüzünden okula hiçbir zaman tam olarak konstre olamadı ama yeteneği tartışılmazdı. 16 yaşında national youth jazz orkestrası gibi büyük bir topluluğun baş kadın vokali oldu. Amy'nin kariyeri çok küçük yaşlarda başladı. 16 yaşında sahne almaya alıp şarkılar söyledi. 2003 yılı kariyerinin dönüm noktası oldu. Bir pop yıldızı olan arkadaşı tyler james sayesinde tanıştığı bir yapımcı sayesinde ilk albümünü çıkardı. Frank adını verdiği albümde stronger than me, take the box, in may bed ve help yourself isimli şarkılar ön plana çıktı. Amy'i herkes çok sevdi. Frank albümü çıktığı andan itibarek müzik listerlerinin başına yerleşti. Artık o bir caz artistiydi. Bu başaarının ardından birçok ödül de geldi. Amy en iyi ingiliz kadın şarkıcı ve en iyi ingiliz şehirli hareketi dallarında aday gösterildi. Ayrıca stronger tha me şarkısı en iyi çağdaş şarkı seçildi. Bu şarkıyla bir de platin plak aldı.İngiltere de yılın en çok satar 13. albümü oldu. Amy bu albümden sonra avrupanın birçok şehrinde konserler vermeye başladı. Herşey güzel gidiyordu onun için. Albüm çok tutmuş amy de basında bir kraliçe olarak gösterilmişti. Ama amy farklı hissediyordu mutsuzdu albümü hiç sevmemişti. Birçok röprotajında albümü hiç sevmediğini hatta doğru düzgün dinlemediğini defalarca dile getirdi. Ona göre daha farklı olabilirdi bu albüm. 2003 yılı onun için birçok şeyin başlangıcıydı. Albümüyle beraber aşk hayatı da hareketlendi. Amy 2003 yılında skandallara konu olacak bir evlilik yapacağı blake fielder civil ile bir barda tanıştı. Amy blake e kör kütük aşık olmuş bu aşk onu resmen esir etmişti. Blake amy nin hayatının merkezindeydi. Herkes bu ilişkiye karşı çıksa da amy kimseyi dinlemedi. Amy de blake de ağır uyuşşştucuuular kullanıyor aşkından da bu maddeler gibi kopamıyordu. Amy gün geçtikçe hem blake hem de uyuştttucuya daha bağlı fazla bağlanıyordu. Uyuştucu ve şiddet dolu aşkları magazin gündemini her gün süslüyor ama onlar yine de yaşamlarımda hiçbir değişikliğe gitmiyordu. AYrılıklırı da en az aşkları kadar şiddetliydi. Sürekli ayrılıp barışan çiftin aşklkarı bir gün blake in amy terkkedip eski sevgilisine dönmesiyle son buldu. AMy o kadar çok aşık olmuştu ki blake onun eski kız arkadaşına dönmesiyle bunalıma girdi.Ardından bu bunalımın etkisiyle back to black albümünü çıkardı. 2006 yılında çıkan bu albümle amy en iyi yeni sanatçı, yılın kaydı ve yılın şarkısı olmak üzerek 6 dalda grammy ödülüne aday gösterildi ve bunlardan 5 ini kazandı. Frank albüyle kazandığı başarıyı ikiye katladı. “Rehab” şarkısı ile “Yılın Kaydı”, “Yılın Şarkısı”, “En İyi Kadın Pop Vokal Performansı” ödüllerini, “Back to Black” albümüyle de “Yılın Albümü” ve En İyi Pop Vokal Albümü” ödülünü kazandı. Ayrıca en iyi kadın sanatçı oldu. 5 grammy kazanan ilk ingiliz şarkıcı olarak bir gece de en çok ödül alan kadın şarkıcı rekorunu kırdı. Dahası da vardı. Birleşik Krallık’ta 2000’lerin En Çok Satan Üçüncü Albümü olan Back to Black ile Amy, 14 Şubat 2007’de, “En İyi İngiliz Kadın Sanatçı” dalında bir BRIT Ödülü kazanırken, “En İyi İngiliz Albümü”ne de aday gösterildi. Ivor Novella Ödülleri’nde, 2007’de “Rehab” ile “En İyi Çağdaş Şarkı” dalında, 2008’de de, “Love is Losing Game” ile “En İyi Söz ve Müzikli Şarkı” dalında aday gösterildi… Albüm aslında amy i anlatıyordu. Basında sürekli sarhoş olarak görüntüleniyordu. Uyuştucuucc problemleri ve aşırı kilo kaybı onu mahvetmişti. Bu yüzden belki de albümün en çok ilgi çeken şarkısı rehabilitasyon anlamına gelen rehap oldu. Amy yeni aşkı olan alex clare ile 2006 da tanıştı. Alex o zamanlar bir barda şarkılar söylüyor ve aşçılık yapıyordu. Zamanla bu aşk büyük bir tutkuya dönüştü amy ve alex birbirinden kopamaz hale geldi. amy içn blake i unutmak adına bir sığınıştı bu. Alex her konuda amy e iyi gelmiş blake in açtığı yaralar da yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı.
#amywinehouse #sondakika #haber
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: