CİGULİ | Medya Maymununa Çevrilmek İstenen Dünya Akordeon Şampiyonu | Ben Soytarı Değilim |
Автор: MegaStory
Загружено: 2025-05-16
Просмотров: 8254
Описание:
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:
/ @megastory42
#yeşilçam #sinema #güldürgüldür #müzik #music #film #haber #gündem #güncel #magazin #kızılcıkşerbeti #sondakika #sibelcan #ibrahimtatlıses #iboshow #ferditayfur
Para kazanınca ailesini de yanına alacak burada mutlu olacaklardı. Sonunda başaracaktı da. Ailesine kavuşacak çocuklarını kendi öz vatanında öpüp koklayabilecekti. İlk işi pasaport çıkartmak oldu onu türkiyenin tanıyacağından habersizdi. Yıllar sonra bu ilk geldiği zamanları şu cümlelerle anlatacaktı: “O gece otelde kaldık; su var, banyo var, yumuşak yatak var… Hemen beni götürdüler bir düğüne. Bana o gece 50 bin lira verdiler. Nasıl sevindik biliyon mu?” Yaşadıklarına inanamıyor, yaşayacaklarını da tahayyül edemiyordu. Üstü başı perişandı, ayağında kenarları yırtılmış pabuçlar… Ama bunları fark ettirmeyen kocaman bir gülümsemesi de vardı. Yaşadığı ne varsa içine bir yerlere istifliyor, daha da güleç oluyordu sanki.
İstanbul’da müzik hayatına 1991’de Çakıl Gazinosu’nda "Hülya Avşar"a akordeon çalarak gazino hayatıyla başladı. Kaçınılmaz son olarak Ciguli de kendini Kumkapı’da buldu. Burada ilk günü çok eğlenceli geçmişti. İnsanlar kendisine çok gülüyordu. İnsanların gülüşleri o akordeon çalmaya başladığında dudaklarında donup kaldı. Bahşiş usulü çalışıyordu kum kapıda. Amacı ailesine bakmak çocuklarını okutabilmekti. çok para istememişti hiçbir zaman. Bazen kum kapıda geç saatlere kadar çalıştığğı için eve gidemiyor sandalye de uyuyor sabah o sert yerde uyuyakalmanın ızdırabını belinde boynunda hissetse de durmadan akordiyonuyla aşk yaşamaya devam ediyor bahşişleri bir bir topluyordu. Hint filmlerini çok seviyordu Ciguli ve bu filmlerden ince ince sesler çıkarmayı öğrenmişti; dinleyenlerin donuk yüzü çözülmüş güleç yüzlerini takınmışlardı onun ilginç sesini duyduklarıda. Kumkapı’da Üçler Restoran’da iş bulmuştu. Kumkapı’da 8 yıl çalışacaktı. Kumkapı meyhanelerinde çalıştığı zamanlarda akordeonuyla, sesiyle ve şen şakrak yüzüyle oldukça ilgi çekmişti. İlk albümünü aslında 1993’te yaptı. Ama albümü beğenmemişti, bu yüzden asla sahiplenmedi. Promosyon amaçlı bir klip çekilmek istendi, ancak klipte kadın rolünde olması bekleniyordu. Çünkü sesini incelterek kadın sesiyle söylemişti şarksını. Ama bunu kabu etmedi ve bu video klip asla çekilmedi. İlk denemesi başarısız olmuştu, daha doğrusu hayal kırıklığıydı. Kumkapı’da çalışmaya devam etti. 1998’de İzmir Fuarı’na katıldığında müzik camiasında kendine bir yer buldu. Fuar’da "İbrahim Tatlıses ve Sibel Can"ın müzisyenliğini yaptı. Bu iki programda da sergilediği performansla en az onlar kadar ön planda olmuştu. Uzaktan görünen ışık giderek yaklaşıyordu. Türkiye’nin ismini duyacağı zamanlara az kalmıştı. İzmir Fuarı sonrası artık müzik camiasında duyulmuş bir adı vardı Ciguli’nin. Bu renkli keşif sonrası kaseti bir milyon satan albümü Ocak 1999’da geldi. Aslında kasetine kendi adını vermişti. Kaset bir ilaç gibi paketlenmişti ve üzerinde "Stres ve üzüntünün tedavisinde Ciguli" yazıyordu. Biliyordu, insanın en çok gülmeye,eğlenmeye ihtiyacı vardı.Ama biz onu çıkış şarkısı olan “Binnaz” ile tanıdık.Binnaz, Ciguli’nin klarnetçisi, "Gırnatacı Ahmet Babati"nin karısıydı. Belki de yaşayan bir şarkı oluşuydu onu dillere mühürleyen. Binnaz, özellikle renkli klibiyle çok dikkat çekmişti. Binnaz klibinin ardından ikinci klip Eylül’de “Yapma Bana Numara” şarkısına çekildi. Bu şarkı da en az Binnaz kadar beğenilmiş, Ciguli’nin halk ile enerjisi tutmuştu. Arkasında sabırlı bir bekleyiş barındıran bu hızlı giriş, Ciguli’ye “6. Kral TV Video Müzik Ödülleri”nde “En İyi Çıkış Yapan Erkek Sanatçı” ödülünü getirdi. Ardından 2000’de “Horozum”, 2003’te “Sabır Yaa Sabır”, 2006’da “Ben Akordiyonum”, 2007’de “Tersoyum Safinaz”, 2010’da “Sensiz Kaldım Şimdi” albümlerini çıkardı. Hiçbir albümü “Binnaz” kadar tutmadı, ama Ciguli de Binnaz da hiç unutulmadı. 90 ların televole kültürü onu da yakmıştı. Herkes bu ilginç dansları olan, renki kıyafetler giyen, sürekli gülüp eğlendiren bu adamı ilgiyle izledi magazinlerde. Ama onun amacı akordion çalmak şarkı söylemek sanatını göstermekti. İzin vermiyordu buna magazin kültürü akordiyonu kenara bırak bize şov yap diyordu sanat umurlarında değildi. zaten ülkede 90 ların krizyle boğuşuyor ticaret açığı 6 milyar doları buluyor türkiye ekranlardan umutsuzca tansuz çiller ve mesut yılmazın ülkeyi sözde kurtarma çabalarını izliyordu. Ciguliyse güldürüyordu en azından. İçi içini yese de magazin kültürüne adapte olmak zorunda kalıyor kötü şovlarda boy gösterip farklı tarzıyla gösteriler yapıyordu. Bir şaklabana dönüştüyorlardı onu yavaş yavaş...
Bunları görenler onu kalitesiz müzik yapmak ve maskaralıkla suçluyor içlerinden kıkır kıkır gülüyorlardı ama izin vermiyorlardı ki alsın eline en iyi çaldığı enstrümanı şov yapsın insanlara ama anlamıyorlardı akordiondan. Balkan müziğiydi ne de olsa ısınamamışlardı o alete. Türkiyeye gelmekle hata mı .
#ferditayfur #iboshow #kızılcıkşerbeti
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: