AZİZ ÜSTEL | Bacak Bacak Üstüne Attı Diye Trt'den Kovuldu | Aziz Üstel Kimdir?
Автор: Önemli İnsanlar
Загружено: 2023-11-24
Просмотров: 18155
Описание:
amerika'da geçirdiği mutsuz çocukluk, 18'inde evden atıldığında yaşadığı sefil hayat sonrası onnki gerçek bir başarı hikayesiydi. sıfırdan başlayıp zirveye çıkan bir televizyoncu oldu. rt'nin kravatlı yayıncılarının "sayın"sız, "siz"siz, "efendim' 'siz konuşmadığı günlerde bacak bacak üstüne atıp, evindeymiş gibi rahat sohbetler yaparak bütün tabuları alt üst etti. . bu tavrı "bazılarını" rahatsız edip trt'den kovdursa da türk televizyonlarına farklı bir renk getirdi. neredeyse tüm televizyon kanallarında taklit bile edilemeyen programlar yaptı. evet aziz üstelden bahsediyorum.
o doğduğunda yıl 1946ydı. galatasaray mezunu mühendis sabih bey ile robert kolej mezunu yeta hanım'ın oğlu olarak ankarada dünyaya geldi. enis adında bir de kardeşi vardı. babası müteahhitti ve çoğunlukla evde olmuyordu. annesiyle de çok sıkı bir ilişkileri olmamıştı. daha çok evdeki yardımcıların elinde geçiyordu günleri. habertürkten evrim çolakoğluna verdiği röportajda hani herkes der ya çocukluğumda annemle şunu yaptık, babamla bunu yaptık diye. benim böyle bir anım yok. çünkü ailem yoktu. vardı ama yoktu.’ sözleriyle açıklamıştı durumunu.
anne ve babası o 7 yaşında küçük bir çocukken boşandı. bu ayrılığın ardından kısa bir süre annesinin yanında kaldı ancak sonra babasıyla yaşamaya başladı.babası o 10 yaşındayken ikinci bir evlilik yaptı. üstelin hayatı o günden sonra allak bullak oldu. 18 yaşına kadar amerikada babası ve üvey annesiyle birlikte yaşadı. ilk önce kanadaya gitmişlerdi kısa bir süre sonraysa san franciskoya yerleştiler. yyıllarca orada yaşadı. çok mutsuz bir çocukluk geçirdi. kardeşi de aynı kaderi yaşıyordu. öyle ki ilereyen yıllarda kardeşi ölümü seçecek kadar mutsuzdu. aziz üstel se bu ortamda bir şekilde ayakta kalmayı başarmıştı. yaşadıklarını sabahtan berrin tuncel birere şöyle anlatmıştı: amerika'da üvey anne elinde geçti. canımıza okudu. 10 yaşında eline gittim. külkedisi'nin anası gibi. babana sürekli seni şikayet eden, seninle ilgili yalanlar söyleyen bir üvey anne. bana göre kardeşimin ölümüne sebep oldu. babam da her dediğine inanan dominant, sert bir baba... kendini fazla ciddiye almayacaksın. olaylar seni fazla sıkmaya başladığı zaman bir hayal dünyası oluşturup, oraya kaçacaksın. ben onu yapardım çocukluğumda. hayal dünyam vardı, oraya kaçar giderdim, kimse dokunamazdı. ortalık durulunca tekrar realiteye dönerdim. ben öyle ayakta kaldım.
18 yaşına geldiğinde babası bir mektupla evden gönderdi aziz üstel’i. yaşadıklarını habertürke şöyle anlatmıştı usta televizyoncu: üç çocuktuk. iki erkek bir de kendi kızı. kadın gayet basit bir matematik yapıyor. amerika'da üniversite çok ciddi bir maddi sorun. eve giren para bu üç çocuğun üniversitede okumalarına yetecek bir para değil. kadın öyle bir tezgahladı ki babamla aramızda hiç olmaması gereken ihtilaflar yarattı. kendisine karşı kötü, saygısızca davrandığımızı söyledi. nice yalan dolan, senaryo, saçmalık. babamın da bunları dinleyecek hali yoktu. bir tarafta yeni eşi ve bebeği vardı, bir tarafta eski eşinden kalma iki oğlu. onlar arasında bir tercih yapması gerekti ve tercihini yeni eşi ve kızından yana kullandı.
aziz üstelin üvey kardeşi çok iyi bir üniversitede hukuk okudu. aslında aziz üstelin ona kadşı bir kini yoktu ama onunla görüşürse annesiyole de karşılaşmak zorunda kalacaktı ve bunu istemiyordu. zira kardeşinin ölümünden üvey annesini sorumlu tutuyordu. habertürke verdiği röportajda ben şunu söyledim kendisine: seninle görüşürsem ister istemez annenle karşılaşacağım ve bunu istemiyorum. çünkü o, benim kardeşimin ölümünden sorumlu bana göre. bu benim aklımdan çıkabilecek bir şey değil. ben sana böyle bir yük getirmek istemiyorum. o gün bugündür de kendisini görmüyorum. diyerek açıklamıştı bu durumu.
aziz üstel her şeyi ardında bırakıp kendine bir hayat kurmak zorundaydı. daha yaşı çok küçüktü bir üniversite bitirmemişti. evden ayrılırken yanında bir pantolon bir çamaşır ve 2.5 dolar vardı. hayatta kalmak için çalışmak zorundaydı. önce bir manavın yanında çalıştı. daha sonra belediyede lağım temizledi. petrol kuyularında çalıştı. geçici işlerde çalışıp bu parayle okula gidiyordu. parklarda yattığı günler çoktu. gece bir uyku tulumuna sarınıp uyuyor benzin istasyonlarında yıkanıyordu.
habertükre verdiği röportajda en dibe vurduğum an herhalde lağım temizleyiciliğiydi. allah düşmanıma bile böyle bir iş vermesin. yüzünüzde bir gaz maskesi, 40 derece bir sıcaklıkta, her yerden buharlar geliyor... bilimkurgu filmi gibi bir ortam. bu işi altı ay kadar yaptım ve bu süreçte 20 kilo falan verdim. o zaman tek odalı bir evim vardı. tek kişinin akrobatik hareketler yaparak durabileceği bir banyosu vardı. orada 3 saat falan üstümü kazırdım ki kokular çıksın. dibe vurmak budur. sözleriyle anlatmıştı o yılları.
#AzizÜstel #AzizÜstelKimdir #Ünlüler
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: