07.03.2026 Cuma Hutbesi ; Zekat ve Fıtır Sadakası
Автор: Ezan Vakti Pro
Загружено: 2026-03-05
Просмотров: 1199
Описание:
Muhterem Müslümanlar!
Malımız, mülkümüz, sahip olduğumuz bütün
imkânlarımız Yüce Rabbimiz tarafından bizlere
verilmiş birer emanettir. Bu emanetlerin şükrünü
eda etmek; varlıklarımızı ihtiyaç sahipleriyle,
yetim, öksüz ve kimsesizlerle paylaşmakla
gerçekleşebilir. İşte bu emanet bilincinin ibadete
dönüşmüş hali, zekât ve fıtır sadakasıdır.
Aziz Müminler!
Zekât, İslam’ın beş temel esasından
biridir. Zekât, sadece bir bağış değil, bizzat
Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş bir
ibadettir. İnsanın malını eksilten değil,
bereketlendiren ilahi bir nimettir.1
“Onların
mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir
pay vardır”2 ayetinde buyrulduğu üzere
zekât, fakiri minnet altında bırakan bir lütuf
değil, ona hakkını teslim etmektir.
Kıymetli Müslümanlar!
Zekât, müminler arasında yardımlaşma ve
dayanışma, rahmet ve şefkat köprüleri kurar. Birlik
ve beraberliğin daha da güçlenmesine vesile olur.
Kardeşliğin gönüllerde, hanelerde ve sofralarda
hissedilmesini sağlar. Bu yönüyle zekât, toplumsal
barış, huzur ve dayanışmaya büyük katkı sunar.
Zekât vermek, kişiyi bencillikten, hasetten
ve cimrilikten arındırır. Zekât, insanın; içindeki
mal sevgisini ve dünya hırsını dizginlemesine,
günahlarından arınmasına yardımcı olur. Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere,
“…Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve
günahları silip yok eder.”3
Değerli Müminler!
Fitre olarak bildiğimiz fıtır sadakası ise;
Ramazan-ı şerife ulaşmanın, bayrama kavuşmanın
şükrüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bayram
namazımızı kılmadan önce fıtır sadakalarımızı
ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamızı emretmektedir.4
Zira fıtır sadakası ile Ramazan Bayramı; merhamet
ve muhabbetin, neşe ve sevincin toplumun
tamamına yayıldığı müstesna bir zaman dilimine
dönüşmektedir.
Aziz Müslümanlar!
Zekât ve fıtır sadakasında esas olan; önce
kişinin, çevresinden ihtiyaç sahibi akrabalarını ve
komşularını gözetmesidir. Sonra da yardımlarını
mazlum ve mağdur coğrafyalarda bulunan
kardeşlerine ulaştırmasıdır. Bugün bize düşen,
içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerifi vesile
kılarak zekât ve fitrelerimizle bir fakirin sofrasını
şenlendirmektir. Bir borçlunun yükünü
hafifletmektir. Yolda kalmışa el uzatmaktır. Bir
yetimin, bir öksüzün ve bir garibin yüzünü
güldürmektir. Mazlumların yanında yer almaya,
onlara umut olmaya devam etmektir. Böylelikle
Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği imkânları ebedi
kazanca dönüştürmektir.
Hutbemizi Cenâb-ı Hakk’ın şu ayet-i
kerimesi ile bitiriyoruz: “Namazı kılın, zekâtı
verin. Kendiniz için önceden ne hayır
yaparsanız Allah katında onu bulursunuz.
Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz
görür.”5
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: