Sarf | İf'al (إفعال) vezni ve manaları | Kaynak:
Автор: Cihat Subaşı
Загружено: 2022-05-15
Просмотров: 2631
Описание:
Sarf | İf'al (إفعال) vezni ve manaları | Kaynak: #ydsyolkılavuzu s. 287
#sarf #ifalbabı #ifalvezni #sarfdersleri
İf'al vezni ve manaları detaylı konu anlatımı
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:
/ @cihatsubaşı
Fiilin kök hali olan “sülâsî”ye “temel anlamına ek bir anlam katmak için” bazı “zâid harf-ler” ekleriz. İşte, zâid harflerin eklenmesiyle oluşan bu fiillere “sülâsî mezîd” denir. Kök harfe bir, iki veya en fazla üç tane harf ekleyerek “sülasi mezid” yaparız.
Peki, biz fiilin kök haline niye zâid bir harf ekleyip yeni bir fiil formu elde ederiz? Çünkü fiilin kök hali “ettirgenlik”, “işteşlik”, “çokluk”, “dönüşlülük” ve “dönüşmek” gibi anlamla-rı yalın haliyle ifade edemez. Bu anlamları ifade etmesi için fiilin yalın olan kök haline “ek harf/harfler” ekleriz. Kök haline eğer bir harf eklersek üç yeni vezin elde ederiz. Bunlar “if’âl babı”, “tef’îl babı” ve “müfâale babı” diye isimlendirilir. Şimdi bu üç babı tek tek ele alalım.
Bir Zâid Harf Almış Vezinler
Konuya önce kolay tarafını hatırlatarak başlayalım: Biz “kök fiile bir harf ekleriz” dediği-miz zaman, normalde bir sürü ihtimal akla geliyor. Oysa hakikatte bir harfi sadece üç şekil-de ekliyoruz ve dolayısıyla kök fiile bir harf eklendiğinde elde ettiğimiz sadece üç vezin/bab vardır. Yani ya kök fiilin başına “hemze” eklerim, o zaman فَعَلَ olan kök vezin, أفْعَلَ şekline gelir. Ya ‘aynu’l-fiili (2. harfi) şeddelerim o zaman da فَعَلَ, فَعَّلَ olur, ya da kök fiilin ilk har-finden hemen sonra bir elif (ا) eklerim, o zamanda فاعَلَ olur. Şimdi bu üç babı tablo içinde görelim:
المصدر المضارع الماضي
إفْعالًا يُفْعِلُ أَفْعَلَ فَعَلَ
تَفْعِيلًا يُفَعِّلُ فَعَّلَ فَعَلَ
مُفاعَلَةً / فِعالًا يُفَاعِلُ فاعَلَ فَعَلَ
Fiile bir harf eklendiğinde sadece üç tane vezin/kalıp meydana gelir. Onları ezberleyeceksi-niz, hepsi bu kadar.
İf’âl Babı (إفْعال)
المصدر المضارع الماضي
إِفْعَالًا يُفْعِلُ أَفْعَلَ
Kök fiilin (sülâsî mücerredin) başına hemze ekleyerek oluşturduğumuz bir vezindir. Bu ve diğer “mezîd” vezinleri ezberlemeliyiz. Çünkü bu vezinlerin mâzî, muzâri ve mastarları kıyasîdir, yani bir kurala uygun olarak türetilirler ve harekeleri hep aynıdır, değişmezler. Örneğin, hemze eklediğimizde, ki buna “birinci bab” denir, fiil أَفْعَلَ يُفْعِلُ إفْعالًا şekline gelir. Dolayısıyla hemze ekleyerek mezid haline getirdiğimiz herhangi bir fiilin hareke ve sükûnları, “‘ef’ale/yuf’ilu/if’alen” şeklinde olup bu vezne uymalıdır. Örneğin, كَرُمَ fiilinin başına “hemze” eklediğimiz zaman أكْرَمَ يُكْرِمُ إكْرَامًا deriz. Mesela رَسَلَ fiilinden türetirsek أرْسَلَ يُرْسِلُ إرْسالًاderiz ya da نَظَرَ fiilini “if’al babına” aktarırsak أنْظَرَ يُنْظِرُ إنْظارًا olur. Dikkat ederseniz, harekeler hep aynı, bu yüzden “mezîd babların vezinlerini” ezberlemeliyiz. Çünkü bu bab-larda hem mazi, hem muzâri, hem de mastar kalıptır. Şimdi “if’âl babına” yönelik daha çok örnek görelim:
المصدر المضارع الماضي
إرْسالًا يُرْسِلُ أَرْسَلَ رسل
إنظارًا يُنْظِرُ أنْظَرَ نظر
إحْسانًا يُحْسِنُ أحْسَنَ حَسُنَ
إسْلامًا يُسْلِمُ أسْلَمَ سَلِمَ
Dikkat!
Kelimenin son harekesi sarf ilminin değil, nahiv ilminin konusudur. Sarf, kelimenin sadece kalıbıyla ilgilenir. Mesela إفعالٌ sonu damme de olsa sonu fetha (إفعالًا) da olsa kesre (إفعالٍ) de olsa bu kelime mastardır. Burada “if’âl” ve diğer “mezîd babların” bizim için ne kadar önemli olduğunu ifade etmek için bir soru sorup cevaplayalım: “Peki biz kök fiile bu hem-zeyi niye ekledik?” , “Biz bir fiili إفْعال veznine niye aktarırız?” Daha da somutlaştıralım كَرُمَ varken niye أكْرَمَ deriz? ضَحِكَ varken niye أضْحَكَ deriz? Gerekçesi ne?
el-Cevap: Arapçada şöyle bir kaide vardır:
Bu kaidede yer alan المبنى ifadesi, “lafız, harf sayısı” demektir. Arapçada harflerin sayısı art-tıkça mana da artar. Bu kaidenin çok ilginç bir örneğini verelim: فَلْسٌ “bozuk/madeni para” demektir. Dirhem (دِرْهَمٌ) ise “gümüş para” demektir. Dinar (دِينَارٌ) da “altın para” demektir. Şimdi harflerini sayısına bakalım! فَلْسٌ üç harfli, دِرْهَمٌ dört harfli, دينارٌ beş harfli. Lafız arttıkça mana da artmış. Şimdi, sorumuza bu perspektifle cevap verelim: “أفْعَلَ de hemze niye zait oldu? Fiilin kök manasına ne tür anlamlar katıyor?”. Hemze, bir sülâsî fiilin başına eklendi-ğinde ona birden fazla anlam katar. Biz şimdi bu manaları ayrıntısıyla ele alalım:
مَعَانِي صِيغَةِ إفْعال
İF’AL VEZNİNİN MANALARI
“İf’âl” vezninin ifade ettiği ilk ve en temel mana “ta’diye”dir, yani “geçişsiz fiili geçişli hale getirmektir”.
1- التعدية: Lazım (geçişsiz) bir fiili müteaddî (geçişli) hale getirmek. Örneğin, ضَحِكَ “güldü” demektir ve geçişsizdir. Biz Türkçede onu “güldürdü” diye geçişli hale getiririz. İşte, Arap-çada bunu إفْعال veznine aktararak yapabiliriz: ضَحِكَ fiilini if’al veznine aktardığımızda أضْحَكَ olur. ضَحِكَ “güldü” anlamındayken أضْحَكَ “güldürdü” anlamına gelir.
Kaynak: YDS Yol Kılavuzu s. 287
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: