Bela ve Musibet - el-Âdâb - 52 - İmam Beyhakî | Mehmet Emin Akın
Автор: Medarik
Загружено: 2025-10-05
Просмотров: 321
Описание:
Hadislerle İslam Ahlakı'nın ele alındığı "el-Âdâb" eserinin [Musibetlerle, Kötülüklerin Örtülmesi ve Manevî Derecelerin Artması
], [Yaşanılan Bir Sıkıntıdan Dolayı Ölümü Temenni Etmenin Kerahiyeti
], [Allah Teâlâ Hakkında Hüsn-i Zanda Bulunan ve O’nun Rahmetini Uman Hasta
], [Çocuklar Hakkında Musibet
] ve [Aşırıya Gitmeksizin Ağlamaya İzin Verilmesine Rağmen Sabretmek ve İstircâda Bulunmak] bölümü.
00:00 Giriş
00:10 915. Hadis
1:30 916. Hadis
5:45 917. Hadis
7:50 918. Hadis
10:23 919. Hadis
12:20 920. Hadis
16:00 921. Hadis
20:37 922. Hadis
21:30 923. Hadis
23:06 924. Hadis
26:56 925. Hadis
30:30 926. Hadis
32:32 927. Hadis
915- Ebu Musa’dan rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Kul hasta olduğu ya da yolculuk yaptığında, ona, mukîm ve sıhhatli iken işlemekte olduğu ibadetin sevabı gibi sevap yazılır.”
916- Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse yolda yürürken, yol üstünde bir diken dalı buldu ve onu aldı. Allah onun bu amelini kabul etti ve günahlarını bağışladı.”
Yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Şehidler beş sınıftır: Taundan ölen, karın hastalığından ölen, suda boğulan, yıkıntı altında kalıp ölen, bir de Allah yolunda şehid edilen.”
917- Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Allah yolunda öldürülen şehiddir. Karın rahatsızlığından ölen şehiddir. Suda boğularak ölen şehiddir. Loğusa hâlinde iken ölenler şehiddir.”
Ömer b. el-Hakem tarafından Ebu Hureyre’den nakledilen rivayette ise şu ziyade vardır: “Allah yolunda iken bineğinin üzerinden düş(erek öl)en şehiddir. Zâtü’l-cenb hastalığına yakalanarak ölen şehiddir.”
918- Enes b. Mâlik şöyle demiştir: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, İslâm’ı tanıyarak mutluluk duyduğumuz günden beri öylesine mutlu olmadığımız şu sözlerini irâd etti:
“Mü’min, yol gösterdiği, yolda insanlara eziyet veren bir şeyi kaldırdığı ve dilsiz birinin meramını anlattığı için mükâfatlandırılır. O, eşiyle olan münasebetinden dolayı sevap kazandığı gibi elbisesinin kenarındaki bir yırtıktan dolayı dahi mükâfata erişir. Öyle ki, ona dokunur, avucu onun hatalı olduğunu hisseder, kalbi onun için çarpar ve bundan dolayı ona cevap verilir, onun sevabı kendisi için kaydedilir.”
919- Enes b. Mâlik’ten rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Sizden biri başına gelen bir sıkıntıdan dolayı ölmeyi temenni etmesin. Eğer bunu yapma imkânı yoksa ‘Allah’ım! Yaşamak hakkımda hayırlı ise beni yaşat; ölüm hakkımda hayırlı ise beni öldür’ desin.”
920- Câbir b. Abdullah şöyle demiştir: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem’i vefatının öncesinde üç kez şöyle buyururken işittim:
“Her biriniz Allah Teâlâ hakkında hüsn-i zan besleyerek vefat etsin.”
921- Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Büluğ çağına gelmemiş üç çocuğu kendisinden önce vefat eden kimseye, ateş çok az dokunur.”
922- Ebu Hureyre şöyle demiştir: Kadının biri, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına geldi ve “Ey Allah’ın Resûlü! Üç çocuğumu (ellerimle) defnettim” dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kesinlikle cehennemden oldukça kuvvetli bir şekilde korunmuş oldun.”
923- Câbir b. Abdullah şöyle demiştir: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem’i “Kimin üç çocuğu vefat eder de onlardan doğacak üzüntünün mükâfatını ahirette beklerse cennete girer” buyururken işittim. Ben, “Ey Allah’ın Resûlü! İki çocuk” diye sorunca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem “İki çocuk da” cevabını verdi.
Ravi Mahmud b. Lebîd, Câbir’e “Bana kalırsa bir çocuğu da sorsaydınız, ona da ‘Bir çocuk da’ buyururdu” deyince, Câbir “Ben de öyle sanıyorum” demiştir.
924- Muâviye b. Kurra’nın, babasından rivayet ettiğine göre, adamın biri çocuğu ile Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gelmişti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem “Onu seviyor musun?” diye sorunca adam “Seni sevdiğim gibi onu da seviyorum” cevabını vermişti.
Çocuk bir müddet ortadan kayboldu. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem “Falancanın oğlu ne oldu?” diye sorunca ashâb “Vefat etti ey Allah’ın Resûlü!” cevabını verdi. Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem “Cennetin bizzat açacağın herhangi bir kapısının önüne geldiğinde, o kapıyı açmak için çocuğunun koşturması seni sevindirmez mi?” buyurdu. Bir kişi, “Bu, ona has bir durum mu, bizim için de öyle mi?” diye sorunca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem “Hepiniz için söz konusu” cevabını verdi.
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: