SEHER ŞENİZ: Erotık Film Yıldızının İbretlik Sonu... Çürümüş Bedeni Abisi Tarafından Bulundu...
Автор: MegaSinn
Загружено: 2025-05-08
Просмотров: 67291
Описание:
#dizi #nostalji #yeşilçam #magazin #eskimagazinhaberleri #eskihaberler #program #eskiprogramlar #arşiv #zenginler #işadamı #manken #model
Ailesiyle İstanbul’a taşındı. Kimseden destek/yardım gör(e)medi. Hayatta tek başınaydı; kendi ayakları üzerinde duracaktı. Aklında hep artist olmak vardı. Soyadını ‘Şeniz’ diye değiştirdi. Artist dergisinin 1965’de düzenlediği yarışmaya resim gönderdi. Annesine haber vermedi; hâlâ korkuyordu. Derginin arka kapağında fotoğrafı yayınlandı. Fakat yarışmanın performans bölümlerine katılamadı. Kadıköy’deki Caddebostan Plaj Gazinoları, her yıl ‘Plaj Güzellik Yarışması’ düzenlerdi. 1965 yılında plaj güzellik müsabakasına girdi. ‘Plaj Güzeli’ seçilince; şansı açıldı. Aynı zamanda bu yarışmada, sonraki yıllarda tanınacak bir başka isim Seyyal Taner de 3. olmuştu. Güzellik yarışmalarının şöhret getirdiğini anlamakta zorlanmadı. Seher Şeniz'in esas yükselişi ise bundan bir yıl sonra 1966'da Türkiye Güzellik Yarışmasında 2. seçildikten sonra başlayacaktı. İkinci seçilince, sinirlendi. İkincilik kurdelesini jüriye fırlatıp protestosunu gösterdi. Armağanı almayı da reddetti. Sevtap Eti, birinci/kraliçe seçilmişti. Güzel kızdı; fakat formundan uzaktı. Seher’e göre; birincilik kendi hakkıydı. Seyirci de sonuçtan gayrı memnundu: Saatlerce, ‘Seher… Seher...’ diye bağırıp ; durumu protesto etmişlerdi. Seher Şeniz de, seyirciden destek bulmuş; ikincilik kurdelesini jüriye atmıştı. Protestosu, magazin basınının, gazino camiasının, menajerlerin ve organizatörlerin dikkatini çekti. Kusursuz sayılacak vücuda sahipti; tek sorunu - yüzüne göre biraz büyük sayılabilecek! -burnuydu. undan sonra Seher Şeniz Türk sinemasına atılacaktır. Özellikle 1970'li yıllarda üst üste birçok filmde rol bulur. Yarışma sonrası, Muhterem Nur’un başrolünü oynağı filmde küçük bir sahnesi oldu. Birkaç filmde de sıradan rollerde göründü. Aslında sinema kariyerine, ‘Kelle Koltukta’ (1962) filmiyle başlamıştı. henüz 14 yaşındaydı. Yılmaz Duru, Muhterem Nur ve Vahi Öz yapımın önemli isimleriydi. Güzelliğine karşın vamp portreler adeta üzerine oturdu/kaderiydi. Hasan Kazankaya’nın yönettiği, Yılmaz Güney’in oynadığı ‘Tehlikeli Adam’ (1965)’daki rolü kayda değerdi. Filmleri içerisinde günümüzde en fazla tanınanı/bilineni; senaryosunu Sezgin Burak'ın yazdığı, Mehmet Aslan'ın yönettiği, başrollerini Kartal Tibet, Eva Bender'in paylaştığı, 1971 yapımı ‘Tarkan: Viking Kanı’ydı. Sinemada adını vamp kadın olarak duyuran güzel yıldız yapımcıları peşinden koşturuyordu. 70’lere geldiğimizde Arzu Okay, Zerrin Egeliler, Feri Cansel gibi o da kendini yetişkin film furyasında buldu. Oyunculuğundan çok fiziğiyle gündeme geliyordu. Ancak bundan hiç hoşlanmıyordu. Eleştirmenlere göre; yüzü ve ifadesi seyirciye samimi/çekici gelmedi. Düzgün fiziği ile dikkatleri üzerinde topladı. Yaptığı işi yine sevmedi. Adı; Feri Cansel, Arzu Okay, Melek Görgün ve Zerrin Egeliler ile beraber hatırlandı; ‘erotik filmlerin vazgeçilmez/temel taşı yıldızları’ kategorisine yazıldı. İran yapımı bir filmde de başrol oynadı; ama arkası gel(e)medi.
Sinemada aradığını bulamadı. Bir dizi estetik operasyondan sonra kendine güvenini kazandı. Dans edebilir; güzelliğini - cömertçe! -sergileyebilirdi. Hedeflediği şöhrete ve paraya - kısa sürede! - ulaştı. Dönemin en ünlü, en görkemli müzikhollerinden Parizyen - Parisien! -’de sahne aldı/çalıştı. Yabancı personel arasında tek Türk: Seher Şeniz’di. ‘Zora’ adını kullandı. ‘Nights of Arabian’ - Arabistan Geceleri! - adlı tablolardan oluşan görkemli dekor önünde kıvrak, iç gıdıklayan raksları göz doldurdu; müşterileri büyüledi. Şovu süresince, ahenk içinde vücudunu sergiliyor; seyircilerin göz bebeklerini irileştiriyordu/büyütüyordu. İlk günkü yevmiyesi: 150 liraydı. Bir ay sonra en çok aranan/kazanan yıldızdı; müessesenin gözdesiydi. Günlüğü, 500 liraya yükseldi. Her gece, mütevazı bir devlet memurunun aylık maaşına dans ediyordu. Şöhret, hayranlarının sayısını artırdı. Eğlence sektörünün ünlü çalışanlarının/patronlarının ilgisini çekti. Komedyen Celal Şahin de, Parizyen’in müdavimiydi. Seher Şeniz’le samimiydi. Şeniz, Şahin’e ‘Ağabey,’ der; tavsiyelerine dikkat ederdi/uymaya çalışırdı. Şahin, - bir gün! - yanında Fahrettin Aslan’ı getirdi. İkili, Şeniz’in şovunu izledi. Şahin, önerisini patlattı: ‘Hayatını soyunarak; striptizle sürdüremezsin. Dansözlük yapsana…’ Aslan, Şahin’e arka çıkıp; öneriyi destekledi. Şeniz de denilene/tavsiyeye uydu. Ama dansözlüğü içine sindiremedi. ‘Kötü, ayıp iş yaptığı,’ düşüncesine kapıldı. Dönemin en tanınan dans hocaları tutuldu. Uzun, yoğun ve sonuç alan çalışma/hazırlık maratonu sonunda sahneye hazır(lan)dı. 1971’in sonunda, ‘Seher Şeniz’ adı Maksim Gazinosu’nun göz alan neonlarına yazıl(ıy)dı. Kendi ifadesine göre; ilk 6 yıl, yaptığı işten iğrendi. Ama zamanla alıştı. Oryantalin sanat olduğuna inandı; zevkle dans etmeye başladı. En beğendiği dansöz: Nesrin Topkapı’ydı. Arap müziği eşliğinde raks ederdi.
#yeşilçam #film #hollywood
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: