(131) 29.Mektup 9.Kısım 9.Telvih | İstikametli tarikatin pek çok semeratı ve faideleri vardır.
Автор: Av. Ali Kurt ile Risale Dersleri
Загружено: 2022-04-15
Просмотров: 2513
Описание:
131 Mektubat 29. Mektup 9. kısım 9. telvih. Sayfa 343, 344 (Mektubat Osmanlıca Orijinal Nüsha Hayrat Neşriyat)
İstikametli tarîkat vâsıtasıyla, saadet-i ebediyedeki ebedî hazinelerin anahtarları ...
Îmândaki ma‘rifetullâh ve o ma‘rifetteki muhabbetullâhın zevkini, sâfî tarîkat vâsıtasıyla anlamak
AYRICA
MEKTUBAT DERSLERİ Av. Ali KURT
https://youtube.com/playlist?list=PLl...
instagram : www.instagram.com/mektubatokumalari
Dokuzuncu Telvîh: Tarîkatin pek çok semerâtından ve fâidelerinden yalnız burada dokuz adedini icmâlen beyân edeceğiz. Birincisi: İstikametli tarîkat vâsıtasıyla, saadet-i ebediyedeki ebedî hazinelerin anahtarları ve menşe’leri ve ma‘denleri olan hakāik-i îmâniyenin inkişâfı ve vuzûhu ve aynelyakîn derecesinde zuhûrlarıdır. İkincisi: Makine-i insaniyenin merkezi ve zenbereği olan kalbi, tarîkat vâsıta olup işletmesiyle ve o işletmekle sâir letâif-i insaniyeyi harekete getirip, netice-i fıtratlarına sevk ederek hakîkî insan olmaktır. Üçüncüsü: Âlem-i berzah ve âhiret seferinde tarîkat silsilelerinden bir silsileye iltihâk edip ve o kafile-i nûrâniye ile ebedü’l-âbâd yolunda arkadaş olmak ve yalnızlık vahşetinden kurtulmak ve onlarla dünyada ve berzahta ma‘nen ünsiyet etmek ve evhâm ve şübühâtın hücumlarına karşı onların icmâına ve ittifâkına istinâd edip, her bir üstâdını kavî bir sened ve kuvvetli bir burhân derecesinde görüp, onlarla o hatıra gelen dalâlet ve şübühâtı def‘ etmektir.
Dördüncüsü: Îmândaki ma‘rifetullâh ve o ma‘rifetteki muhabbetullâhın zevkini, sâfî tarîkat vâsıtasıyla anlamak; ve o anlamakla dünyanın vahşet-i mutlakasından ve insanın kâinâttaki gurbet-i mutlakasından kurtulmaktır. Çok Sözler’de isbat etmişiz ki, saadet-i dâreyn ve elemsiz lezzet ve vahşetsiz ünsiyet ve hakîkî zevk ve ciddî saadet, îmân ve İslâmiyet’in hakîkatindedir. İkinci Söz’de beyân edildiği gibi, îmân şecere-i tûbâ-yı cennetin bir çekirdeğini taşıyor. İşte tarîkatin terbiyesiyle o çekirdek neşv ü nemâ bulur, inkişâf eder. Beşincisi: Tekâlîf-i şer‘iyedeki hakāik-i latîfeyi, tarîkatten ve zikr-i İlâhîden gelen bir intibâh-ı kalbî vâsıtasıyla hissetmek, takdîr etmek. O vakit tâate, suhre gibi değil, belki iştiyâk ile itâat edip ubûdiyeti îfâ eder. Altıncısı: Hakîkî zevke ve ciddî teselliye ve kedersiz lezzete ve vahşetsiz ünsiyete hakîkî medâr ve vâsıta olan tevekkül makamını ve teslîm rütbesini ve rızâ derecesini kazanmaktır.
SAYFA 344
Yedincisi: Sülûk-ü tarîkatın en mühim şartı, en ehemmiyetli neticesi olan ihlâs vâsıtasıyla şirk-i hafîden ve riyâ ve tasannu‘ gibi rezâilden halâs olmak ve tarîkatin mâhiyet-i ameliyesi olan tezkiye-i nefs vâsıtasıyla nefs-i emmârenin ve enâniyetin tehlikelerinden kurtulmaktır.
Sekizincisi: Tarîkatte zikr-i kalbî ile ve tefekkür-ü aklî ile kazandığı teveccüh ve huzur ve kuvvetli niyetler vâsıtasıyla âdetlerini ibâdet hükmüne çevirmek ve muâmelât-ı dünyeviyesini a‘mâl-i uhreviye hükmüne getirip, sermâye-i ömrünü hüsn-ü isti‘mâl etmek cihetiyle, ömrünün dakikalarını, hayat-ı ebediyenin sünbüllerini verecek çekirdekler hükmüne getirmektir. Dokuzuncusu: Seyr ü sülûk-ü kalbî ile ve mücâhede-i rûhiye ile ve terakkıyât-ı ma‘neviye ile, insan-ı kâmil olmak için çalışmak; yani hakîkî mü’min ve tam bir müslüman olmak; yani yalnız sûrî değil, belki hakîkat-i îmânı ve hakîkat-i İslâmı kazanmak; yani şu kâinât içinde ve bir cihette kâinât mümessili olarak, doğrudan doğruya kâinâtın Hâlik-ı Zülcelâl’ine abd olmak ve muhâtab olmak; ve dost olmak ve halîl olmak ve ayna olmak; ve ahsen-i takvîmde olduğunu göstermekle benî-Âdemin melâikeye rüchâniyetini isbat etmek; ve şerîatın îmânî ve amelî cenâhlarıyla makamât-ı âliyede uçmak, ve bu dünyada saadet-i ebediyeye bakmak, belki de o saadete girmektir.
سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَٓا اِلَّأ مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَي الْغَوْثِ الْأَكْبَرِ ف۪ي كُلِّ الْعُصُورِ
وَ الْقُطْبِ الْأَعْظَمِ ف۪ي كُلِّ الدُّهُورِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي
تَظَاهَرَتْ حِشْمَةُ وَلَايَتِه۪ وَ مَقَامُ مَحْبُوبِيَّتِه۪ ف۪ي مِعْرَاجِه۪
وَ انْدَرَجَ كُلُّ الْوَلَايَاتِ ف۪ي ظِلِّ مِعْرَاجِه۪ وَ عَلٰٓي اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪
اَجْمَع۪ينَ
اٰم۪ينَ
وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Повторяем попытку...
Доступные форматы для скачивания:
Скачать видео
-
Информация по загрузке: